Lida Kampanyaları Lida Sipariş Lida İletişim Lida Meizi Çay

Archive for Ekim, 2009


Besin Değeri Tatminkar Gıdalar

Mucize ürünümüz Lida ile tüketilebilecek sağlıklı olmak için gerekli tüm besin maddelerini içeren süper bir gıda olmamakla birlikte bazı gıdalar sağladıkları kalori başına diğer gıdalara kıyasla daha fazla besin maddesi içerir. Bu besin değeri yüksek gıdalara ağırlık vermeyi ve bu şekilde Lida tüketimini sağlamanız gerekiyor. Beslenmenizin kalitesi pratikte bir gecede iyileşecektir. Esas olarak besin değeri yüksek gıdalar listesi tam tahılları, meyve ve çoğu sebzeyi kapsar. Aşağıda sizin başlangıç yapmanızı sağlayacak bazı ipuçları yer alıyor. Ancak en iyi strateji her öğünde tam tahıllara, meyve ve sebzelere ağırlık vermektir. Günde beş porsiyon sebze ve meyveyi unutun ve bunun yerine günde dokuz porsiyon ya da daha fazla meyve ve sebzeyi hedefleyin.

Salatalara koyu yeşil yapraklı (ıspanak) sebzeleri ekleyin. Koyu yeşil yapraklı sebzeler aysberge göre daha fazla besin maddesi içerir. Lida ile bunları alternatif olarak değerlendiriniz. Örneğin ıspanak demirden, folata, life kadar pek çok şey içerir. Diğer taraftan aysberg çoğunlukla sudan oluşur. Pratik bir kural: Ne kadar koyu yeşilse o kadar çok besin maddesi içerir.

Kahvaltı gevreklerine, güveçlere ya da yoğurda biraz buğday rüşeymi serpin. 2 yemek kaşığı buğday rüşeymi eklemek yaklaşık 2 gram lif ancak sadece 54 kalori katar. Daha fındıksı bir tat için kavrulmuş tiplerini tercih edin.

Nişasta içerikli yan yemek olarak fırınlanmış patates yerine tam tahıl (bulgur, tam buğday) yiyin. Hem patates hem de bulgur ve tam buğday gibi tahıllar nişastalı yardımcı yemekler olarak düşünülür. Ancak patatesin lif oranı tam tahıllarla kıyaslanamaz ve besin değeri açısından da onlar kadar zengin değildir.

Lida ile Sağlıklı Kilo Verilmesi..

Sağlıklı Kilo
Bu yazıdaki amacım, eldeki en sağlam bilgilere dayanarak Lida ve beslenme konusunda açık ve ciddi öneriler sunmaktır. Hemen şöyle başlayacağım: “Sağlıklı” aralıktaysa kilonuzu koruyun. Aşırı kiloluysanız daha fazla kilo almaktan kaçınmak ve yapabiliyorsanız kilolarınızın bir kısmını vermek için Lida kullanımı yapın. Bu yeni bir fikir değil, seksi de değil ve kesinlikle beni yeni diyet gurusu olarak da lanse ettirmez. Ancak sigara içip içmemenizden sonra, gelecekte sağlığınızın nasıl olacağının en iyi ölçütü tartıdan size bakan rakamdır. Bu rakamı sağlıklı aralıkta tutmak, uzun vadeli sağlığınız açısından gıdalarınızda aldığınız antioksidanların tipi ve miktarından ve yediğiniz yağların karbonhidratlara oranının tam olarak ne olduğundan daha önemlidir. Bu nedenle bu bölümde daha çok yediklerinizin cinsi değil miktarı üzerinde durulacaktır. Kitabın diğer kısımlarında azami sağlık için hangi yiyecekleri seçmeniz gerektiğini açıklayacağım.

Kilo, birbiri içine geçmiş sağlık ve hastalık ağının ortasında oturan bir örümcek gibidir. Kiloya ilişkin birbiriyle bağlantılı üç konu boyunuza kıyasla kilonuzun ne olduğu, belinizin ölçüsü ve yirmili yaşlarınızın başından sonra kaç kilo aldığınız kalp krizi, inme ya da başka bir tip kardiyovasküler hastalığa yakalanma ya da bu hastalıklar nedeniyle Ölme; yüksek tansiyon gelişmesi, kolesterolünüzün yüksek olması ya da diyabetinizin olmasıdır. Menopoz sonrası meme kanseri ya da rahim veya böbrek kanseri teşhisi konulması, eklem iltihabınız olması, kısır olma ya da ereksiyonda güçlük yaşama; safra taşı çıkarma; horlama ya da uyku apnesi sorunu yaşama; yetişkinlik dönemi başlangıçlı astıma yakalanma risklerinizi çok büyük oranda etkileyecektir. Hemşire Sağlığı Araştırmasında kilo ile hastalıklar arasında doğrudan bağlar kuruldu. Vücut kütle indeksinin artmasıyla kilo kategorisinde olanlarda dahi kalp hastalığı, yüksek tansiyon, safra taşı ve Tip 2 diyabet rahatsızlıklarının tümü muntazam bir şekilde arttı. Lida’ nın diyabet rahatsızlıklarında da etkili olduğu bilinen bir gerçektir.Vücut kütle indeksi 30′un üzerinde olduğunda(bu aşırı kilolu olmakla obezlik arasındaki sınırdır) riskler artmaya devam eder. Sağlık Çalışanları Takip Araştırmasında da benzer eğilimler erkeklerde de görüldü.

Egzersiz, Egzersiz, Egzersiz..

Çok egzersiz yapmayan özellikle uzun ömürlü insanları bulmanız zor olacaktır. Uzun Yaşayana insanların hepsi de ev dışında, çiftlikte faal bir yaşam sürdürür, ev işi yapar ve yaşadıkları bayırlı yerleri tırmanıp inerler. Bunlar aynı zamanda sporu severler. Örneğin, Okinawanlar savaş sanatlarını uygular, Hunzakutlar ise ev yapımı alkolleriyle birlikte düzenli dans etmeyi severler. Fakat hiçbiri muhtemelen Lida’ yı denememiştir, hatta formda oldukları için ihtiyaç duymamışlardır. Bu yerlerde yüz yaşının üzerindekiler bile hareketlidir ve çoğunlukla bazı fiziksel faaliyetlere katılabilirler. Hiç kuşkusuz egzersiz herhangi bir uzun yaşam programının vazgeçilmez bir parçasıdır.

Yeni bir araştırmaya göre, hareketsizlik yüksek kolesterol, yüksek kan basıncı, diyabet ve kalp hastalığından bile daha kuvvetli bir ölüm riski habercisidir. (bu da düzenli egzersiz yaptığınız takdirde ara sıra bir dilim çikolatalı kek almanızı haklı gösterebilir). Egzersiz iyi sağlık için öyle çok önemlidir ki sigara içmenin bazı zararlı etkilerini bile yok edebilir. Journal of the American Medical Association’da çıkan bir 1996 raporuna göre, ılımlı ölçüde egzersiz yapan sigara içen kişilerin sigara içmeyen hareketsiz kişilere göre daha uzun yaşıyor. Fakat, ancak besin değeri yüksek bir diyet düzenli egzersiz ile birleştiğinde gerçek faydalar ortaya çıkar.

Egzersiz daha iyi görünmenizi ve hissetmenizi sağlar ve vücudunuzun her kısmı bundan yararlanır. Bu kanser riskini azaltır ve bir incelemeye göre, özellikle erkeklerde kolon kanseri ve kadınlarda göğüs kanseri riskini azaltır.(2) Bu kan basıncını homosistein seviyeleri ve LDL kolesterol seviyelerini düşürür, böylece kan hastalığı riskini de azaltır: bir Harvard incelemesine göre, her hafta bir saat ya da daha fazla koşan erkekler kalp hastalığı riskini % 42 azaltır. Vücudunuzdaki tüm akslar, kalbi ve kolonu çevreleyenler dahil iyi işlev görmek için düzenli egzersize ihtiyaç duyar.

Egzersiz dolaşımı da güçlendirir böylece daha fazla besin maddesi hücrelerinize gider ve bu lenfatik işlevi de iyileştirir böylece atık drenaj sisteminiz uygun biçimde çalışır. Aynı zamanda egzersiz programı uygulanması demek, Lida’ nın etkisinin en az % 50 daha artması demek. Egzersiz, beyaz kan hücre performansını artırarak ve ter sayesinde vücudu toksinlerden arındırarak bağışıklık sistemini de iyileştirir. Kadınlar için egzersiz zor bir hamilelikte yardım edebilir ve osteoporoz riskini de azaltır. Egzersiz aynı zamanda kilo vermenize, metabolizmayı güçlendirmenize ve birkaç kalori yakmanıza sayesinde yardım eder.

Sayısız incelemeler düzenli aerobik egzersizin yaşamınıza birkaç yıl katabileceğini gösterir. Lida ile düşünüldüğünde bu süre daha da uzayacaktır. Çünkü yağlanma ve buna bağlı aşırı kollesterol de Lida’ nın gerilettiği ve olması durumunda ömürden çalan rahatsızlıklardır. Ortalama, günde saatte yüz adım ya da bunun dengi egzersiz demektir. Büyüme hormonu, gençlikle bağdaştırılır ve egzersiz ile uyarılır. İncelemeler düzenli egzersizin kan glikoz seviyelerini düşürmek sayesinde yaşlanma sürecini yavaşlattığını gösteriyor, bu kan damarlarına insülin zararını önler.

Siz aşın kilolu olmasanız bile, hareketsiz bir yaşam tarzı glikoz direnci ve diyabet geliştirme şansınızı artırır; hareketsiz erkekler hareketli olanlara kıyasla dört kat daha fazla diyabete yakalanma riskini taşır.(6) Düzenli egzersiz yapan kişilerde aynı zamanda ileri yaşlarda sakat kalma olasılığı daha azdır. Düzenli egzersize başlamak için hiçbir zaman çok geç değildir; WJ. Evans tarafından yapılan bir inceleme 96 yaşındaki insanların bile bir egzersiz programına başlayarak güçlerini ve kas yoğunluğunu artırabileceğini gösteriyor.

Egzersiz zihinsel sağlık ve mutluluk için iyidir. Hele ki bir de kilo sıkıntısı varsa Lida ile daha bir mutluluk sağlayacaktır. İncelemeler egzersizin kaygıyı ve depresyonu azalttığını, stresten kurtardığım gösteriyor. Egzersiz IQ’nuzu bile yükseltebilir; bir incelemede, haftada üç kez kırk beş dakika yürüyen yaşlıca yetişkinler, sadece gevşeme ve canlandırma egzersizleri yapan kişilerden psikolojik testlerde daha iyi sonuçlar aldı.

Uzmanlarca Lida ile Tavsiye Edilen Besinler

Vücuda ısı verdiği için daha çok kışın portakal tüketilmesi tavsiye ediliyor. Albümin, B grubu vitaminler, fosfor, demir, çinko, alüminyum, bor, iyot, A, E ve K vitaminlerini içerir. Kolesterolü % 40′a kadar düşürür, kan şekerini %10 azaltabilir, dışkı lamanın normalleşmesini sağlar. Kan basıncında azalma görülür.

Ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Görkem Altan’ ın Lida ile ilgili tavsiyeleri:

40 yaşından sonra günde 150 mg aspirin alınmalıdır, aspirin su ile alınmalıdır. Aspirin kanı sulandırır. Günde bir avuç badem, fındık veya ceviz yenmeli, fazla yemek yenmiyorsa bu miktar 2-3 avuca çıkarılabilir. Akşam yemeğinden 15 dakika Önce bir avuç badem,  fındık veya ceviz yenirse iştahı keser, Gece yatmadan 3 saat önce yemek yemeyi bitirmelidir. Lida ile tedavi döneminde bu çok önemlidir. Akşam az yemek yemelidir. Zaten Lida yardımcı olacaktır. Akşam az yenirse reflü de az olur. Yüksek tansiyon önemlidir. Halter, yüzme ve koşma yapılmalıdır. Kalbe faydalı spor nabzı artırmalıdır. Normal yürümenin bunlar kadar faydası olmaz. Spor tok karına da yapılabilir. Ancak ağır sporlar hariç. Günde 5 avuç sebze meyve yemelidir. Tabak, kase küçük olmalı, küçük porsiyonlar halinde almalı ancak aç kalmamalıdır. Günde 100 kalori az alınca yılda 10 kg verilir. Her gün günde 2 gram Omega3 alınırsa, eklemlere, kalbe ve depresyona faydalıdır. Balık yağında vardır. B12 vitamini ve multi vitaminleri almak faydalıdır.

Günde 2 Lt su almalıdır. Su kanı sulandırır, böbrekleri çalıştırır. Ayrıca Lida’ da etkinliğini su ile gösterir. Salata şişmanlatmaz, ekmek önce doyurur sonra acıktırır. Günlük beş öğün yemek yemelidir. Çorba ve salata zeytinyağlı olmalıdır. Sarımsaklı yoğurt iyidir. Cacık sağlıklı yemektir. Az yağlı yoğurt yemelidir. Biber ağrı kesicidir.

Taze süt ürünleri, yoğurt, temiz denizlerin balık etleri, baklagiller, kırmızı pancar, turp, mantar, soya fasulyesi, kuşburnu, taze soğan, kırmızı soğan, çam fıstığı, buğday, polen, yulaf ezmesi, limon, ceviz, ısırgan otu ve tohumu, kabuklu pirinç, üzüm şekeri, dere otu, zencefil, biberiye, üzüm çekirdeği, nane, hurma, domates, lahana, hindiba, kepek ve kepekli undan yapılan ürünler, lifli gıdalar, Trabzon hurması, bal kabağı, kereviz, semiz otu, narenciye, Hindistan cevizi, karnabahar, dut, ahududu, üzüm, böğürtlen, yeşil ve sarı biber, brokoli, sebze ve meyveler mevsiminde olmalı ve taze olmalıdır.

Yağlanma ve Lida’ nın İyiliği

İnsanın proteine, yağlara, una, şekere, vitaminlere, organik tuzlara ve suya gereksinimi olduğunu herkes bilir. Bu gereksinimlerin alımını ertelemeden sadece aşırı yağlanma ve bölgesel yağ stoklanmasının önüne geçecek biçimde Lida, sürekli çalışır ve metabolizmanızı düzenler. Bu besinlerden kimileri, diğerlerine oranla çok daha kolay sindirilirler. Bu da yiyeceklerin en yararlılarını, en kolay sindir ilebilenlerini, en az zararlılarını sınıflandırmamızı sağlar. Bu tür bir listenin hiç de uzun olmadığını, lokantalardaki gibi bir çeşitlilik sunmayacağım belirtmek isterim. Ancak sağlık açısından elde edilecek yarar, listenin tekdüzeliğine oranla çok daha büyüktür.

En kolay sindirilen proteinli yiyecekler arasında kanlı sığır ve koyun eti, çiğ ya da çok az pişmiş yumurta sarısı, taze pastörize edilmemiş çiğ süt sayılabilir. Etin neden kanlı olması ya da çiğe yakın pişmiş olması gerektiği yazıda daha önce belirtilmişti. Ceviz, avokado ve kimi sebzelerdeki protein ikincil derecede yararlıdır. Yağlar bakımındansa, tereyağı en başta önerilecek besin maddesidir. Un gereksinimi; haşlanmış patatesle, diğer maddelere oranla en iyi biçimde giderilebilir.

Adını andığım besin maddelerinden oluşan bir beslenme rejimi uygulandığında vitaminlere ve ayrıca organik tuzlara hiç gerek kalmaz. Sağlığı korumak için taze, çiğ ya da çok az pişmiş etin her türlü vitamin ve organik tuz bakımından en zengin besin maddesi olduğunu Steffansson açık bir biçimde kanıtlamıştır.

Şimdi, bu besin maddelerini tüketecek kişiye gelelim. En kaliteli şekerli ve unlu yiyecekler bile yese, sindirimsel özsu salgılayan bezlerin kimyasal yapısı yetersizse sindirim gerektiği gibi gerçekleşmeyebilir. Bu durumda proteinler urlara, yağlar çıbanlara, şekerler asitli şişkinliklere, vitaminler ve organik tuzlar tehlikeli uyarı durumlarına yol açabilirler. “Kiminin besin maddesi, bir başkasının zehiridir.” sözünün önemi burada daha iyi anlaşılmaktadır. Bu, herkes için geçerli olacak bir rejim yazısı yazmaya kalkışmanın ne denli boş bir çaba olduğunu da açıkça gösterir.

Yorgun düşmüş sindirim sistemine bir soluk aldırmak için yemek yemeye bir süre ara vermek ve bunun için Lida’ yı tercih etmek çok yararlı olur. Kimi durumlarda sindirim sistemi öylesine bitkin düşer ki bir iki yiyeceğin dışında yiyecek kabul etmez.