Lida Kampanyaları Lida Sipariş Lida İletişim Lida Meizi Çay

Archive for Ekim, 2009


Açlık Hastalığına Karşı Lida

Açlık hastalıkları mutlaka günlük ihtiyaçtan az yemekle oluşmaz. Fakat Lida, açlık hastalığının da önüne mükemmel şekilde geçebilir. Bazı koşullar vardır ki, ya doğrudan doğruya, ya da dolayısı ile açlık hastalığının oluşmasına yardım ederler, neden olabilirler. Bunlar özetle şunlardır.

  1. Uzun süre günlük ihtiyaçtan çok az besinle beslenilmesi,
  2. Kişide perhiz gerektiren Şeker, Gut, Böbrek, Kalp, Karaciğer hastalığından birisinin bulunması, Ya perhizi düzenleyen hekimin beslenme kurallarına uymaması, ya da hastanın, hastalığının artması korkusu ile yetersiz beslenmiş olması.
  3. Kişide besinlerin sindirimi için gerekli sindirim sularının yetersiz olması. Kişi yeterli miktarda yediği halde besinlerin sindirim ve kana karışma oranının azalması.
  4. Kişinin alkolik olması, normal besinlerle değil, çerezle beslenmesi.
  5. Uzun süren bir safra yolu tıkanıklığı sarılığı bulunması, Oniki parmak bağırsağına safra akmaması. Bu durumda A,D,E,K gibi vitaminlerin kana karışması bozulduğu için bu vitaminlerin yetersizliklerinin görülmesi.
  6. Kişide müzmin bir karaciğer iltihabı olması, Meselâ kişi alkolik ise, alkol Hepatitisi varsa bütün karaciğer görevlerinde yetersizlik oluşacağı için besinlerin de metabolizmalarının, depolanmalarının yetersiz bulunması.
  7. Kişinin Bulûğ çağında veya ağır işçi, sporcu, hamile, emzikli, ya da hormonlarında düzensizlikler olması. Temel metabolizma yükseldiği için, ya da yakalandığı Verem, Kanser gibi müzmin bir hastalığı nedeni ile çok artan günlük ihtiyacını karşılayamaması.
  8. Bir hastalığı nedeni ile uzun süre antibiyotik alması. Bu ilâçların bazı vitaminlerin bağırsaklarımızda yapımını oluşturan mikroplar üzerinde de olumsuz etki yaparak, bu işlemi durdurması.
  9. Bazı kişilerin et, süt, yumurta gibi hiç hayvansal besinler yemeyerek tamamı ile bitkisel besinlerle beslenmeleri. Bu durumda hayvansal proteinlerde bulunan Triptofan Asit Amine temel taşını alamadıkları için PP ve Folik Asit vitaminlerinin yokluğunun görülmesi.
  10. Kişinin mevcut mide hastalığının tedavisi için ameliyat olmak zorunda kalması, ya midesinin büyük bir kısmının alınmış, ya da midesinin bir yerinden, besinlerin bağırsağa geçmesi için, başka bir delik açılmış olması. Bu suretle mide ve oniki parmak bağırsağında besinlerin sindiriminin yetersiz olması.
  11. Kişinin besinleri hazırlama, pişirme, saklama usullerinin hatalı olması.
  12. Kişide ya bir mide ve beyin hastalığı bulunması, ya da, hamileliği nedeni ile devamlı kusması.
  13. Kişide akıl hastalığı olması, birçok yemekleri yememesi, red etmesi.

Sebep akıl hastalığından ileri gelmediği sürece Lida, açlık hastalığına çözüm olabilir.

Şeker Hastaları Neleri Yemeli, Neleri yememelidir?

Lida kullanan diyabetik ve şeker rahatsızlığı bulunan kimseler için tavsiyelerimiz olacak. Şeker ve şekerli tatlılar, bal, reçel, pekmez, çikolata, marmelat gibi tatlılar, hamur işleri, börek, pasta, kek, gazoz, kola, meyve suları, meşrubatlar, alkollü içecekler, tereyağı, margarin gibi katı yağlar, yağlı yiyecekler, salam, sucuk, sosis, karaciğer, beyin, dalak ve işkembe gibi sakatatları yememelidir. Yiyecekler kan şekerini düşürmez. Önemli olan insülindir. Yapay tatlandırıcılar kullanılabilir.

Beden Kitle İndeksi (BKI):
2025 arasında olmalı ve kilo korunmalıdır. Öğün aksatılmamalı, 3 ana öğün, 3 ara öğün ile beslenmelidir. Öğün sayısı artarsa insüline olan ihtiyaç azalır. Kızartmalardan kaçınmalı, haşlama, ızgara ve fırında pişenleri yemelidir. Posalı besinler alınmalı, kuru baklagiller, kepekli ekmek, sebzeler ve meyveler yenmelidir. Bunlar bağırsakları da çalıştırır. Özellikle Lida’ nın yan etkisi olan bağırsak tembelliğinin önüne geçmek için denenebilir. Posa karbonhidratların yavaş sindirilmesini ve kan şekerinin ani yükselmesini önler. Sıvı yağlar ve beyaz et tercih edilmelidir.

Yemeklere az miktarda eklenen tarçın kandaki şeker düzeyini düşürür. Lida aldığınız süre zarfında uygulamanız tavsiye edilir. Çaya katılan bir tarçın kabuğunun bile insülin değerini iyileştirdiği ve günde 56 gr çekilmiş tarçını yemeklere karıştırmanın faydası olduğu bildirilmektedir. Karadut, yer elması, ayı üzümü, maydanoz, enginar yaprağı, burçak, kereviz, patates, bal, ısırgan otu, soğan, mersin ve tere otu yenir, süt, limon suyu, kekik, havuç suyu ve haşlanmış lahananın suyu içilir. Siyah turp rendelenir ve suyu içilir.

Hiperglisemi (Kan Şekerinin Yükselmesi)
Kanda şekerin normalin çok üstünde olması olayıdır. Stres, çok yemek yemek ve egzersiz yapmamak hiper giliseminin sebeplerindendir. Lida’ nın kan şekeri üzerinde hiçbir etkisi bulunmamaktadır. Hiperglisemi de fazla susama, halsizlik, durgunluk, susuzluk, uyku hali, baş dönmesi ve bilinç kaybı meydana gelir. Fazla acıkma, sık idrara çıkma, gece idrara çıkma, daha fazla yorgunluk, bulanık görme ve yaraların geç iyileşmesi olayları olur. Aşırı yemek yenir, şeker, bal, reçel yendiğinde insülin ve anti diyabetik ilaçlar yetersiz alınırsa kan şekeri yükselir.

Hipoglisemi ():
Yeterli karbonhidrat (tahıl) alınmazsa, öğün atlanırsa, fazla alkol alınırsa, fazla spor yapılırsa, fazla hareketli olunur, fazla insülin ve antibiyotik ilaç alınırsa kan şekeri düşer. Hipogliseminin Belirtileri ve Tedavisi: Baş dönmesi, halsizlik, ter boşalması, titreme, sinirlilik, konsantrasyon kaybı, baş ağrısı ve hızlı kalp atışları olur. Bu etkiler Lida’ nın etkileriyle çakışabilmektedir. Bu yüzden kan şekeri düşüşü yaşandığında dikkatli olunması gerekir. Hasta kan şekeri düşünce acıkır ve titrer. Yüz rengi soluktur. Bu belirtilerden sonra önce şeker alınmalıdır. Meyve suyu içilebilir. Bir saat sonra hamurlu bir yiyecek ve bisküvi yenmelidir. Hipoglisemi fazla insülin yapımına bağlıdır. Kan şekeri düşen kişi şuurunu kaybederse bu durumlarda “glukagon” kullanılmalıdır. tutulmalıdır. Ayak bakımına dikkat edilmelidir İyileşmeyen yaralar için doktora gidilmelidir.

Bu tür hastalar midede uzun süre kalacak lifli ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalı, az az ve sık yemelidir.

Diyabet Komplikasyonları:
Koma, kalp damar ve sinir hastalıkları, böbrek bozukluğu, katarakt, infeksiyonlara hassasiyet, yaraların geç iyileşmesi, büyümede gerileme, ölü veya düşük doğum olabilir.
Şeker koması 2 türdür:

  • Diyabetik koma: sebebi, insülin zamanını geçirmektir.
  • Şeker Eksikliği koması: Hipoglisemi: Titreme, terleme, çırpınma, açlık ve huzursuzluk görülür. Sebebi fazla insülin vermek veya fazla miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir.

Şeker Hastalığında Sporun (Egzersizin) Önemi:
Beslenme tedavisi,  ilaç tedavisi ve  egzersiz beraber uygulanmalıdır. Egzersiz yapılmalı, yürümeli ve merdiven çıkmalıdır. İnsan organizması hareket ettiği zaman düzene girer. Alçıya alınan bacak zaman içinde incelir. Demek ki insan vücudu hareket ederse sağlıklı kalır. Hareket büyüme çağındaki çocuklar için daha da önemlidir. Tipi diyabet tedavisinde insülin tedavisi, diyet yanında egzersiz yapılırsa insülin ihtiyacını azalttığı ve psikolojiyi düzelttiği görülmüştür. Kasların kasılabilmesi için şekere, şekerin kas içine girebilmesi için de insüline ihtiyaç  vardır.   İnsülin  yoksa  şeker hücre  içine  girip yanma meydana gelmez. Şekerin kaslara taşınması kalbin düzenli kan pompalaması ile olur. Kalbe gelen kan önce akciğerlere gönderilir. Oksijen alan kan tekrar kalbe gelir sonra bu kan tekrar vücuda pompalanır.

Egzersizin durumuna göre sistemdeki organlar çalışır. Egzersiz şiddetinin artması için kaslarda daha fazla şeker ve daha fazla oksijen olmalıdır. Oksijen var ise üretilen enerjiye “aerobik enerji” üretimi  denir. Oksijen yoksa kaslarda enerji üretimi devam eder. Ancak oksijen olmadan üretilen bu enerjiye “anaerobik enerji” denir. Oksijen yetersizliğinde kaslarda yorgunluk asidi de denen laktik asit birikir. Bu durumda egzersiz uzun süre yapılamaz. Yorgunluk hissedilir. Düzenli egzersiz yapan çocuklar daha mutlu ve başarılı olur.  Egzersiz yapılınca glikozun hücrede kullanılması hızlanır ve kan şekeri düşer. Egzersiz yemeklerden önce yapılmalıdır. Egzersiz sırasında şeker veya meyve suyu bulundurulmalıdır.

Egzersiz sırasında kandaki artar. Bu hormon kandaki glikoz düzeyini yükseltir. Bu hormon egzersiz sırasında dokuların artan ihtiyacı glikozun karşılanmasını sağlar. Adrenalin de kandaki glikoz miktarını ve kalbin çalışmasını artırır, damarları genişletir ve dokuların daha iyi beslenmesine yardımcı olur. Egzersiz de büyüme hormonu da artar. Diyabetliler kontrollü bir şekilde günde 30 dakika kadar spor yapabilir. Egzersiz, damarlarda oluşan âteroskleroz riskini azaltır. Düzenli egzersiz insana kendine güven ve mutluluk verir.

Zayıflık, Aşırı Şişmanlık ve Lida

ZAYIFLIK
Moda, ince erkekler ve Twiggy’lerin bu, kemiklerinin üstünü bir deri parçası kaplayan, dar kalçalı ve düz göğüslü sarmaşık gibi uzun kadınların modası… Zaman değişiyor! Göbeklerini yayarak oturan şişman erkeklerin zenginlik göstergesi olmaları çok eski değil. Yine daha dün, kadın yuvarlaklığı, estetiğin en uç göstergesiydi.

Bugün zayıflıktan, aşırı şişmanlıktan yakınan ve bu dertlerine çare arayan insanlar çoğunlukta… Fakat kadınların çoğu kendi iç dünyalarında, eşlerindeki “aşk yastıklarını” beğeniyor; erkeklere gelince yapılan gizli anketlere inanmak gerekirse, birçoğu bu konuda büyükbabalarından farklı değiller. Bu nedenle XX. yüzyılın son çeyreğinde zayıflığı Güzellik Otları Kitabım’ da ele almak saçma olmayacaktır.

En başta kalıtım olmak üzere zayıflığın birçok nedeni vardır. Birçok ciddi hastalıklar, hatta çok ağır olmayanlar bile şöyle ya da böyle zayıflığa yol açar. Bütün ani ve nedensiz zayıflamalar endişe vericidir ve derhal bir doktora başvurulmalıdır.

Diğer birçok neden vücudu kurutup çatlatabilir: İştah azalması, (anoreksi veya isteksizlik) hazım zorlukları, şiddetli heyecanlar, önemli psikolojik sarsıntılar (acı, matem vs.) bir sinir krizi ya da umutsuzluk.
Sanılanın tersine özellikle bir çocukta ya da yeni yetmede çok çabuk tedavi edilmelidir. Çünkü bu ömür boyu kambur sırt, dar omuz, çökük göğüs, bir yağ damlası gibi kalça, kadınlarda zayıf ve sarkık memeyle eşanlamlıdır. için çözüm yine bitkiseldir. Bir kullanımına başlamanız hem kansızlığınızı hem de zayıflığınızı yokedebilir.

Sağlık bilgisi ve önlem
Bilindiği gibi ilk önce bir hastalıktan kaynaklanan zayıflığın nedenine engel olmak gerekir: Ama bu doktorun görevidir…
Yalnızca biraz etlenmek isteyen iyi halli zayıflar için ana koşul, makineyi olabildiğince çabuk tersine çevirmektir. Hazım sistemini uyarmak ve metabolizmanın hızını yükseltmenin en iyi yolu kırda ya da daha iyisi dağda egzersizler yapmaktır.

Aşırı beslenme yarasız ve hatta zararlıdır: Hiçbir çözüm getirmediği gibi hazım sistemini ve karaciğeri aşırı ölçüde yükler. Gelişigüzel verilen güçlendirici ilaçlar da bir çözüm değildir. Zayıflığın temel nedenini tedavi etmeden gizler. Bu konuda yalnızca doktorunuzun Öğütlerine uyun.

Buna karşı dengeli beslenmek çok yararlıdır. Bunun için kırmızı et, yumurta ve balık açısından zengin besinler alınmalıdır. Bu rejim, vitaminler, mineral tuzlar ve oligoelementleri bolca bulundurmalıdır.

AŞIRI ŞİŞMANLIK
Moda incelikten yana: Rubens’e özgü etine dolgun çekicilik, hatta Renoir’ın anlamlı yuvarlakları sona ermiş gibi gözüküyor. (Ama ne kadar bir süre için?) Lida ile sınırsız özgürlük sağlayabiliriz.

Zayıflamak kolay değil; doğrusu bu dünyadaki milyonlarca kadın ve erkeğin güncel saplantı halini alan ciddi sorunu (bilindiği gibi Bangladeş ve Kuzey Afrika kıyılarının kıraç yerlerinde Avrupa ve Amerika’daki şehirlerin tersine sayıca daha az şişman insan bulunuyor).

Bazıları tombulluklarını benimsiyor, hatta ondan bir övünç payı bile çıkarıyor. “Şişman olmaktan mutluluk ve onur duyanlar” var ve bunlar kendi aralarında aktif kulüplerde toplanıyorlar. Bu duygunun kadınlara göre erkeklerde daha yaygın olduğunu dikkate almak gerekir.

Fakat bir yandan, aşırılık aşarılığı getirir: Ödemleri, varisleri ve bu gibi tatsızlıkları hesaba katmadan kilo fazlası, kalbi, sindirim sistemini, ciğerleri ve böbrekleri yorar. Öte yandan şişmanların büyük çoğunluğu gerçekte kendilerinden hoşnut değiller…

Şişmanlık, organlar arasında, özellikle derialtı bezlerinde oluşan bir yağ fazlalığından kaynaklanır. Şişmanlığı sıvıların biriktiği selülitle karıştırmamak gerekir.

Genelde kısmen hormon yetersizliği olarak kendini gösteren (tiroit, hifofız, erkeklerde söz konusu olan cinsel salgılar) kalıtımsal eğilim çeşitli nedenleri arasındadır. Bu etkenler Özellikle çocukluktan başlayan hatalı beslenmeyle çoğalır. Sağlığı yerinde bir çiftten doğan ve ailesi tarafından aşırı beslenen bir bebeğin, (özellikle çok unlu, yağlı, şekerli besinler; pas talar, şekerlemeler) kendisini ergenlik ve olgunluk yaşlarında şişman bulması için çok fazla şansı vardır.

Genç yaşlarda ortaya çıkan diğer şişmanlıklar streslere, sinirsel şoklara ve sözün kısası psikolojik sarsıntılara bağlıdır. Bunların hepsini Lida ile aşabilirsiniz. Söz konusu kişi çok az yese de, vücudun hastalıklı bir tepkisi olarak şişmanlık ortaya çıkar. Bu durumda sanki organizma birden “her şeyi stoklamaya” “karar vermiş” gibidir.

Kalp Hastalıkları ve Dengeli beslenme

Kalp sağlığının birinci şartı dengeli beslenmektir. Yağ ve karbonhidratça zengin yiyecekler, fastfood’ lar ve dengesiz beslenme şişmanlığı artırır ve kalp hastalıklarına yol açar. Tuzun azaltılması kan basıncını düşürür. Yüksek kan basıncı, şeker hastalığı ve şişmanlık kalp hastalığını artırır. Bir porsiyon sebze miktarı 100-150 gr olmalı, etler 250-300 gr’ı geçmemelidir. Kolesterol etin yağındadır. Hayvansal gıdalar kabızlık riskini artırır. Bitkisel gıdalar fazla yenir. Fazla alkol, toksik etkisi nedeniyle kardiyo vasküler sisteme zarar verir. Zaten lida ile birlikte de alkol tavsiye edilmemektedir. Yeterli ve dengeli beslenmeyen kişilerde, vitamin emiliminin bozulmasına bağlı hastalıklar oluşur, tansiyon yükselir, kalp ritmi bozulur, pıhtılaşma, trigliserid düzeyi ve felç riski artar.

Sebze ve meyve bol su ile yıkanmalı, yiyecekler kapalı yerde saklanmalı, ilaç ve deterjanlarla gıdalar aynı yerde olmamalı, tavuk, et ve sebzeler iyice pişirilmeli, açıkta satılan yiyeceklerden alınmamalı, yemeklerden önce ve sonra eller yıkanmalı ve sular klorlanmalıdır.

Fastfood ve yağlı çerez yenme meli, sigara içilmemeli, turşu, pastırma, konserve, salam, sucuk, sosis ve yağlı etlerden uzak durulmalıdır. Bu gibi gıdalardan uzak durabilmek için Lida sizin arkanızda olacaktır. Kolesterollü yiyeceklerden uzak durulmalı, tansiyona ve strese dikkat edilmeli, hareket ve yürüyüş yapılmalıdır. İdeal vücut endeksi vücut ağırlığının kişin boyunun (metre ) karesine bölümünden elde edilir. 25′in altında olmalıdır. Üzerinde olursa kalp rahatsızlığı riski artar. Kalp hastaları üzülmemeli ve fazla yorulmamalıdır. Kalp hastaları şişmanlamamalıdır. Sigara ve içkiyi bırakmalıdır. Uykuya dikkat edilmelidir. Kabız olmamaya dikkat etmeli ve beslenmesine dikkat etmelidir. Çürük diş varsa tedavi ettirmelidir. Tuz azaltılmalıdır.

Hayvansal yağlardan uzak durulmalı, sıvı yağlar kullanılmalı, yoğurt, tahıl, taze meyve ve sebze tüketilmelidir. Turp, soya fasulyesi, arpa ve çavdar ekmeği, kepekli buğday ekmeği, bal, badem, kiraz, sarımsak, çilek, portakal, armut, elma, erik, ısırgan otu, marul, pırasa, kuru soğan, kuru ve taze üzüm, kereviz, maydanoz ve havuç salatası yenmelidir. Limon suyu, anason çayı, nane, nar suyu, havuç suyu, karanfil çayı ve süt içmek faydalıdır. Brokoli, domates, keten tohumu, süt ürünleri, lahana, Brüksel lahanası, yeşil çay, balık, fındık, ceviz gibi Omega3 yağca zengin gıdalar kalp damar . hastalıkları riskini azaltır. Günde 30 gr ceviz ve haftada 3 defa balık yenmelidir.

Zeytinyağı, ayçiçeği yağı ve mısır özü yağı kullanılmalı, sakatatlar(işkembe, karaciğer, dalak) yenmemelidir. Yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Yağlı tatlılardan vazgeçmelidir. Alkollü içecekler, meşrubatlar, koyu çay ve kakaolu yiyecekler tüketilmemelidir. Bu yiyeceklerin hepsi Lida alımı sırasında olumsuz etkiler yaratacaktır. Gaz yapan kuru baklagiller, karnabahar ve lahana akşam yemeğinde yenmemelidir. Öğün sayısı günde en az 34 olmalıdır. Günde 45 zeytin, 56 fındık, 23 ceviz ve kepekli ekmek yenmelidir. Günde 23 su bardağı yağsız süt veya yağsız yoğurt (300500 gr), günde 12 kibrit kutusu kadar az yağlı veya yağsız peynir (3060) gr, köfte, yağsız et veya tavuk günlük 90 gr. kadar, kuru baklagiller 1 tabak, 1 kase çorba, 4 kaşık pilav veya makarna, 1 dilim ekmek veya börek, 2 tabak sebze yemeği ve 1 tabak salata yemelidir.

Basit Hareket ve Egzersizler

Çiftliklerde gün boyu yıpratıcı işlerle geçen çağlara özlemle bakmıyorum. Ama fiziksel güç harcamama üzerine kurulu bir yaşam konusunda biraz fazla ileri gittiğimize inanıyorum. Geriye kalan zamanı çoğunlukla iş ve aile meselelerine kafayı takıp homurdanarak geçiriyoruz.

Ölçülü rutin egzersiz orta yaşlarınız boyunca sizi idare edebilir ama yaşlandıkça kadınlarda doğal olarak görülen kas ve kemik zayıflamasını önlemeye yetmeyebilir. Bu nedenle ek bir güçlendirme çalışması yapmayı da düşünmelisiniz. Çılgınca spor yapan biri enerjisini çabuk tükettiğinden midir, ileri yaşlarında pek formda değildi, tek başına yürüyemiyordu bile. Küçük ağırlıklar (bir buçuk-iki buçuk kg. arası) kullanarak basit, bildik egzersizler yapmak vücudunuzun üst kısmının formunu ve kemik yoğunluğunuzu koruyacak ve aktif bir yaşam biçiminin getirdiği kardiyovasküler yararları sağlayacaktır. Yaşımız ilerledikçe, sabahları ilk iş olarak yapacağımız birkaç mekik hareketiyle karın bölgemizi güçlendirmek de iyidir -bunlar hayati organlarımızı yerinde tutan ve dik durmamıza yardım eden kaslar olduğundan ne kadar erken başlarsak o kadar iyi.

Lida alırken günlük rutin egzersizlerinize, evden çıkmadan hemen önce yapabileceğiniz basit hareketler ekleyebilirsiniz. Örneğin, duştan ya da banyodan sonra bacaklarınızı dik tutarken ayak parmaklarınızı kurulamayı deneyin. Arabanızda veya metroda beklerken, sırtınızı koltuğa dayayıp karın kaslarınızı 20 saniye boyunca kasın (trafik canavarına dönüşmekten iyidir). Mümkün olan her yerde kendi bedeninizin ağırlığını kullanarak güçlendirme hareketleri yapın. Pasif jimnastik, hafif ama etkili oluşuyla tam lida kullananların yapması gereken hareketlerdir. Evde dergi okurken yere oturup bacaklarınızı gererek V şeklinde açmayı deneyin; bu, bacaklarınızın iç kısmındaki kaslar için çok iyi bir harekettir. İşyerinde, belirli aralıklarla yerinizden kalkın (insanlar bir genel müdürün kendi fotokopilerini çekmesine şok geçiriyorlar ama bu, benim için koridorun sonuna yürüyüp kaslarımı esnetme fırsatı). Demek istediğimi anladınız. Önemli olan günlük enerji tüketiminizi artırmaktır. Gün boyunca düzenli olarak yaptığınız hareketlere birkaç yenisini ekleyin. Adımlarınızdan tasarruf etmeye değil, onları çoğaltmaya bakın. Küçük değişiklikler her zaman büyük değişikliklerden daha kolaydır, ama sonunda fark yaratırlar. Uzun vadeli bakın: Küçük eklemelerle günde fazladan yalnızca elli kalori yakarak yılda birkaç kilo yağdan kurtulabilirsiniz. Aşırıya kaçmazsanız hiçbir zaman, “Vazgeçiyorum!” demeyeceksiniz.