Lida Kampanyaları Lida Sipariş Lida İletişim Lida Meizi Çay

Archive for Aralık, 2009


Günü Tek Öğün ile Geçirmeyin

Lidayla zayıflamayı hedeflerken günde beş veya altı defa yani sık olarak ancak az miktarla gıda tüketimine yönelin. Zira az gıda tüketildiğinde vücutta az miktarda gıdanın oksijenle yakılması ve bu yanmadan da az miktarda kalori açığa çıkması sağlanmış olacaktır. Bunun tersi düşünüldüğünde, yani bol miktarda gıda, özellikle de oksidasyon kapasitesi yüksek olan yağlı ve şekerli gıdalar tüketildiği takdirde Lida da kullanılsa vücuda bol miktarda gıda girişi olacaktır.

Bu bol miktarlar oksijenle yakıldığında, doğal olarak daha fazla miktarda kalori açığa çıkacaktır. Fakat Lida bunun önüne geçebilir. Kalorinin vücutta fazla miktarda birikmesi en çok korkulan olmalıdır. Zira kalori fazlasını egzersizle atma imkanı da söz konusu değilse bu kalori fazlalığı doğrudan yağa dönüşecektir. Yağlanma zamanla kan dolaşımına serbest yağ asitleri bırakır. Kan dolaşımında ne kadar fazla yağ asidi varsa bunların oksijenle tepkimeye girerek iltihap yapıcı madde oluşturması riski de o kadar fazladır. Bu riski de Lida ile yokedebilirsiniz. Bu iltihap yapıcı maddelerin kanser yapma riski daima mevcuttur.

Lida ile Sağlığın Bitkisi Papaya

Ülkemizde pek tanınmayan ancak yeni yeni ülkemiz gıda platformuna giren, Lida ile genel zayıflama sağlığı için tavsiye edilen ve bir tropik meyve olan Papaya, armuda benzeyen yeşil bir meyvedir. Bu kısımda sizlerle tropik bir meyve olan Papaya’ nın bilgilerini paylaşmamdaki en önemli sebep, meyvenin gerçekten sağlık ve zayıflama açısından son derece önemli ve olumlu etkilere sahip olmasıdır.

Sağlıklı Meyvenin Latince ismi Carrica papaya olup 17.000 hektarlık alanla en fazla üretimi Hindistan yapmaktadır. Çinde Lida kullanarak zayıflamayı amaçlayan kişilere şiddetle tavsiye edilmektedir. Yıl boyunca üretilebilmekte olup bir ağaçtan her biri 1 Kg olan 100 kadar meyve elde edilebilmektedir.
Papaya’nın sağlık açısından en önemli avantajı önemli bir karoten yani A vitamini kaynağı olmasıdır.

Bu vitaminin önemine pek çok kısımda ve A vitamini ile ilgili kısımda da değinmiştim. Bağışıklık hücrelerinizin oksidasyon ve onun iltihap yapıcı maddelerine karşı korunması ve bu sayede bağışıklık sisteminizin güçlü olması, sağlıklı bir hayat sürmemizi, vücut boşluklarında keratin yerine müköz salgının üretilerek iç kanama ve buna bağlı enfeksiyon riskinin engellenmesi, ve de deri, tırnak ve saç sağlığı bu vitaminle mümkün olmaktadır. Bu etkilerin hepsi hem sağlığınız, hem de Lida ile zayıflama süreniz için olumlu şeylerdir. Papaya’daki A vitamini ise kale, ıspanak, kayısı ve şeftali ile aynı kategoriye girebilecek kadar yüksek aynı zamanda yeşil biber ve elmadakinden de yüksektir.

Proteinin Kalitesi ve Lida için Etkisi

Protein kalitesi lida kullananlar için çok önemlidir. Proteinin mide ve bağırsaklardan emilebilme oranı ve kana karışmasını takiben doku ve hücrelere ulaştığında hormon yapımında, bağışıklık hücrelerinin üretiminde, kemik, kas ve bağ dokuların gelişiminde, yaraların onarımında kullanılabilme ve değerlendirilebilirle potansiyelidir. Gene belirtilmesinde yarar var ki hayvansal proteinlerin kaliteleri bitkisel proteinlerden yani tahıl, baklagil ve sebze ile meyvelere ait proteinlerden çok daha fazladır.

Proteinler amino asit adı verilen küçük yapı taşlarından oluşur. Bu amino asitler Lida için çok önemlidir ve bir araya gelerek proteinler oluşmaktadır. Proteinleri meydana getiren amino asitler üretim ve temin edilişlerine göre iki gruba ayrılır. Bir grup amino asit vücudumuzda bulunan başka amino asitlerden yapılabilmektedir. Dolayısı ile bunlar esansiyel olmayan amino asitler olarak adlandırılır. Buna karşılık hiç bir şekilde vücutta bulunan amino asitlerden üretilemeyen ve mutlaka vücuda dışarıdan alınması gerekli olan amino asitler de vardır. Bunlar başka amino asitlerden yapılamadığı için ve vücuda dışarıdan gıdalarla alınmak zorunda olduğundan esansiyel amino asitler olarak adlandırılır. Doğada yaklaşık 20 amino asit vardır. Bu amino asitlerden 8 tanesi esansiyeldir, çocuklar içinde 9 tanesi. Yani bu amino asitler dışarıdan alınmak zorundadır ve vücut bunları yapamaz. Zayıflamada ilginç bir önemi bulunan aminoasitlerin Lida açısından da çok büyük rolü vardır.

Su Tüketimi İle Kilo Verimi

Öncelikle Lida ile her zaman belirttiğim üzere, mutlaka bol su tüketilmelidir. Bol su tüketilmeli cümlesini ve önerisini artık sık olarak medyada duyduğunuzdan, belki sıradan ve pek de dikkat çekmeyen bir öneri olarak görüyor olabilirsiniz. Her ne kadar fazlaca işitilen bir öneri olsa da maalesef  Lida yanında yapılmayan ve uygulanmayan bir öneri.

Özellikle toplumumuz sıvı tüketimine ve su tüketimine gereken önemi vermiyor. Lida kullanırken bu normal hayattakinden daha önemli olacağından su tüketiminin üzerine düşmeliyiz. Hangimiz günde en az; 15 bardak su tüketiyor ya da 2-2.5 litre su tüketiyor sorusunun cevabı genelde pek tatminkar olmuyor ve neticesinde hasta hanelerin üroloji ve nefroloji kliniklerini maalesef vatandaşlarımız doldurmuş oluyor.

Sadece kalp ve damar hastalıklarına ve iltihaplanmanın yani oksidasyonun toksik etkilerine karşı korunmak için değil, aynı zamanda böbrek ve karaciğerin zararlı maddelerinden arındırılması, böbrek yetmezliğinin yada böbrek yetmezliği ile karşılaşma riskinin azaltılması, tüm yaşam boyunca su tüketiminin Lida dönemi de dahil günde 2-2.5 litre tüketilmesi ile sağlanabilir. Konumuza gelince, bu yeterli su tüketimi alışkanlığı bayanların selülit ve varis rahatsızlıklarının önlenmesinde de dolaşımı düzenleyici etkisi ile son derece yararlı olacaktır.

Yağ ve Kolesterol Arasındaki İlişki

Yağlarla ilgili Lida kullanıcılarının aklına gelen en büyük risk özellikle kolesterol yönünden hayvansal yağların neden olduğu kalp ve damar hastalıklarıdır. Hayvansal yağların tümü insan sağlığı için zararlı olduğu görüşü tamamı ile ön yargılı ve hatalı olacaktır. Zira ilgili kısımda da detaylı olarak üzerinde durulan Omega yağlar, özellikle balıklarda mevcut olan üstelik insan sağlığı bakımından mucizevi yararları olan hayvansal yağlardır ve bu yağlar Lida ile tavsiye edilmektedir. Ancak bu ve bitkisel yağların dışındaki sığır, koyun, keçi, dana, domuz gibi kırmızı etli hayvan yağlan kolesterol ve düşük yoğunluklu lipoprotein bakımından zengin hayvansal yağlar olmaları dolaysı ile kalp ve damar hastalıklarına yol açmakta, insan sağlığı ve de sporcu sağlığı açısından risk teşkil etmektedir.

Bu yağların kalp ve damar hastalıklarına ne şekilde sebebiyet verdikleri atherosklerosiz ve kolesterol adı altında ayrı bir bölümde incelenmiş olduğundan tekrardan sakınmak açısından bunun üzerinde daha fazla durulmayacaktır. Ancak bu kısımda hayvansal yağların kalp ve damar hastalıklarına yol açan olumsuz risklerini eleyerek Lida ile koruyucu bir beslenme uygulanması ve bu tip bir beslenmede yağların beslenme programına ne şekilde dahil edilmesi gerektiği üzerinde durmak gerekir.