Lida Kampanyaları Lida Sipariş Lida İletişim Lida Meizi Çay

Archive for Aralık, 2009


Kilo Vermenizde Yardımcı Bir Kaç Lida Önerisi

Lida kullanım döneminde tüketilen gıda miktarı ve gıda; gıdanın içerdiği yağ miktarından lif miktarına kadar teşkil ettiği yapısı ve içeriği o gıda maddesini kilo aldırıcı ya da tersine kilo verdirici şekle sokabilmektedir.

Aralardaki atıştırmalar; bazı bireyler sürekli olarak öğün aralarında da bir şeyler tüketerek ya streslerini azaltmak yoluna gitmekte ya da bunu sadece bir alışkanlıktan ötürü yapmaktadırlar. Bunun Lida ile pek mümkün olabileceğini sanmıyoruz. Sebebi ise Lida’ nın aşırı tok tutucu özelliğidir. Lida yokken bu durum vücuda sürekli olarak kalori girmesine neden olduğundan şişmanlığa hizmet etmekte ve kilo kaybını engellemektedir.

Gene bazı bireylerde gece yarısı ya da yatmadan geç vakit yemek alışkanlığı vardır ki aktivitenin sıfırlanmış olduğu bu zamanlar, kalorinin de harcanamadığı zaman dilimleridir. Lida da gece tokluk hissi yavaş yavaş yokolmaya yüz tuttuğu için bu geç vakit yemek alışkanlığını kaldıramaz ve etkisi düşebilir. Dolayısıyla bu tür alışkanlıklar da Lida ile kilo vermeyi güç hale getirir.

Açlık durumu diğer önemli bir faktör olup, bazı bireyler tok halde bile bir şeyler yemeğe adeta özen gösterirler. Kişinin doyumunu hissedebilmesi ve kendisini bu yönde eğitmesi tokken de yemeğe devam etmesini önleyecek ve kilo vermesinde bir engel teşkil etmeyecektir. Eğer Lida kullanımı varsa zaten otomatik olarak tok olacağınızdan ve güniçi de tok tutulacağınızdan sıkıntı oluşmayacaktır.

Bireyin atıştırma ve yemek işlevlerini en çok ne zamanlar yaptığını belirlemesi gerekir. Şayet bu zamanlan tespit ederse bu tür zamanlarda kendisini özellikle denetim altına alarak veya bu zamanlarda başka yapacak alternatifler bularak fazla yemek ve atıştırmak riskinden de korunmuş olacaklardır. Örnek olarak bazılarımız televizyonda maç veya film seyrederken atıştırmaya veya yemeğe bayılır. Lida bunu da engelleyecektir. Ancak hem aktivitenin sıfır olması hem de dikkatin beslenmeye değil, başka taraflara çekilmiş olması dolayısıyla hiç bir kalori harcamadan ve de üstelik ne yediğimizi bilmeden yeriz. Kalorileri de fazlası ile almış oluruz. Hem de fark etmeden.

Kokteyl, fast food, kafe, pastane ve lokanta türü yerler, bireyin daha fazla yemek istediği ve yemeğe daha fazla motiveye edildiği yerlerdir. Her ne kadar ekonomik şartların her yıl daha da kötüleştiği ülkemiz söz konusu olsa da. Bu nedenle toplantıların, bu tür yeme içmenin zengin olduğu yerlerde yapılmasından kaçınılması da kilo vermeye hizmet edecektir.

Balığın Lida ve Zayıflamadaki Yeri

Balıklar, protein içeriği zengin besinler oldukları için et grubu besinler arasında yer alırlar. Bileşimleri genel olarak sığır, koyun, domuz etleri gibi kırmızı etlere ve kümes hayvanlarının etlerine benzer olmakla beraber; yağ, bazı mineral ve vitamin içerikleri açısından bunlardan farklılık da göstermektedir. Çok daha faydalıdırlar, yağlanmaya karşı etkilidirler ve bu yüzden Lida yanında kullanılmalıdır. Balık ve diğer su ürünlerinin insan beslenmesinde büyük önemi vardır. Özellikle balık eti içermiş olduğu proteinin biyolojik değerinin yüksek olması ve balık etinin çeşitli şekillerde işlenmesi olanağının fazla olması nedeniyle vazgeçilmez bir besindir.

Balık etinde karbonhidrat yok denecek kadar azdır. Protein açısından ise son derece zengindir. Lida ile tüketilmesinin tavsiye edilmesinin ilk sebebi de budur. Bu özellikleri nedeniyle son derece sağlıklı bir yiyecektir. 100 g yağlı balık yaklaşık 22 g, yağsız balık ise 10 g protein içerir. Balık aynı zamanda proteininden en çok faydalanılan besin türüdür. İnsan vücudu bu proteinin % 93′ ünden faydalanır. Bu oran kırmızı etlerde ve diğer beyaz etlerde çok düşüktür. Balık az karbonhidrat içermesinin yanı sıra mineraller açısından son derece zengindir, bol miktarda fosfor, kalsiyum, iyot ve flor içerir. İyotun da kilo verme konusunda güçlü bir etkisi vardır ve Lida ile önerilmektedir.

Balık eti A, B,, B2 ve D vitaminleri açısından da zengindir. Bu vitaminler iri balıklarda daha fazladır. Üç tarafi denizlerle çevrili ülkemiz, her geçen gün artan çevre kirliliğine rağmen balık çeşitleri açısından son derece zengin bir ülkedir. Deniz balıkları siyah etli-beyaz etli, yerli ve göçmen olarak sınıflara ayrılırlar. Beyaz etli balıkların sindirimi siyah etlilere nazaran daha kolaydır. Jelatin içerdiklerinden haşlamaya elverişlidirler. Yağlı oldukları mevsimlerde de ızgarası yapılır. Bunlara örnek olarak barbunya, tekir, levrek, kefal, lüfer, kalkan, mercan, çipura, dil, pisi ve kırlangıcı gösterilebilir.

Torik, palamut, uskumru, kolyoz, kılıç, hamsi, sardalya, gümüş gibi balıklar da siyah etli balıklar sınıfına girerler. Bu balıklar beyaz etlilere nazaran daha yağlıdırlar ve daha az jelatin içerirler. Bu nedenle haşlamaya uygun değildirler ve sindirimleri daha zordur.

Lida, Vitamin ve Mineraller

Vitamin ve minerallerin eksik alımı bağışıklık sistemini bozmakta, Lida ile zayıflama süresini zorlamakta ve genel anlamda kalp hastalığı, katarakt ve kanser riskini de artırmaktadır. Kalsiyum eksikliği ise gelişimi olumsuz yönde etkiler, ileride menopoza ve menopoz sonrası osleoporoz oluşumuna zemin hazırlamaktadır.

Yine yapılan bir çalışmada kişilerin sağlıksız besinleri seçerken beraberinde kolalı, şekerli gazlı içecekleri, çay ve kahveyi çok miktarda tükettikleri, bu oranın bayan ve erkeklerde %30 olduğu görülmüştür. Kolalı, gazlı içeceklerin özellikle Lida ile yasaklanmış olduğunu belirtmek isteriz. Bu içeceklerin tüketilmesinin Lida kullanıcılarında sinirlilik, huzursuzluk, uykusuzluk ve kan basıncında yükselmeye neden olduğu, şekerli gazlı ve kolalı içecek tüketimiyle Lida ile ekstra enerji alınarak şişmanlığa neden olduğu da bilinmektedir.

Ayrıca restoranlar ve işyeri çevresinde satılan yiyeceklerin denetimindeki eksikliklerin ve hijyen kurallarındaki aksaklıkların, enfeksiyon sıklığında artışa neden olabileceği gözden kaçırılmamalıdır.

Önemli not: Yapılan çalışmalarda yemek satılan yerlerin, yemekhane ve kantinlerinde sunulan besin seçeneklerinin, yağ içeriği önemli risk faktörü oluşturmaktadır. Bunların Lida ile tercih edilmemesi şarttır. Bellvve Svvinburn, yaptığı araştırmada, Avustralya’ da yaşayan kişilerin günlük enerji alımlarının %37′ sini restoranlardan sağladığına, üniversitede enerji alımının özellikle kalori içeriği yüksek katı besinler ve içeceklerin oluşturduğuna ayrıca okul dışında tüketilen hazır gıdalara ve atıştırma alışkanlığının şişmanlık riskini artırdığına dikkat çekmiştir.

Lida Dai Dai Hua Jiao Nang

Lida’ yı anladık da bu Dai Dai Hua Jiao Nang nedir dediğinizi duyuyor gibiyiz!

Lida Dai Dai Hua Jiao Nang isminde Dai Dai Hua olarak bahsedilen Turunç Çiçeği’ nin kendisi, (Çinlilerin Turunç’ a verdikleri isim) Jiao Nang ise bizdeki İbni Sina gibi eski bir Çin sağlık bilgininin ismidir. Aslında Lida’ nın mucizevi içeriğinin de eskilerden, tam da Jiao Nang’ ın döneminden kalan bir formül olduğunu biliyor muydunuz ? Jiao, Turunçgillerin özlerini kullanarak fazla kiloların giderilmesine olanak tanıyan iksirleriyle ünlüdür. 1700′ lü yıllarda yaşamış olan Jiao bu sayede ünlü bir bilgin olmuştur.

Lida’ da Turunç ve Mandalina özleri içerir. Bu özlerin en büyük özelliği su ile tepkiyerek vücuttaki kaslar arasında biriken yağlanmaları küçültmesi ve bu sayede zayıflama dönemini başlatmasıdır.

Aşırıya kaçmadan yürüttüğünüz beslenme tarzını korurken, besinlerin içinde bulunan yağ miktarını inceleyin ve Lida’ nın Dai Dai Hua sayesinde gösterdiği etkiyi az yağ alarak siz de destekleyin. Bu yolla hangi besinlerin yağ içerdiği konusunda bir fikir sahibi olabilirsiniz. Böylece, diyetinizin yağ miktarını ayarlayabilirsiniz.

Aşırıya kaçmadan yürüttüğünüz beslenme tarzını korurken, besinlerin içinde bulunan tuz ve sodyum miktarını inceleyin. Bu yolla hangi besinlerin sodyum ve tuz içerdiği konusunda bir fikir sahibi olabilirsiniz. Böylece, diyetinizin sodyum ve tuz miktarını ayarlayabilirsiniz.

Lida ile Beslenme Alışkanlıkları

Yaşın ilerlemesine bağlı olarak yaşam stilinin verdiği olumlu veya olumsuz katkılar vücutta birikerek belki de hiç beklenmeyen bir anda etkisini gösterir. Bu istenmeyen etkileri Lida ile yoketmek mümkün müdür ? Bu nedenle dejeneratif hastalıklara uzun zamanda ortaya çıkan manasında kronik hastalıklar da denmektedir. Yaşam stilinin en başında dejeneratif hastalıkları geciktirici hatta önleyici olarak beslenme şekli, niteliği gelir. İyi, dengeli ve bilinçli bir beslenme ile birey öncelikle bağışıklık sistemini güçlendirerek ve en azından yıpranmasını geciktirerek dejeneratif hastalıkların ilerlemesini engelleyebilir, hatta oluşumunu ortadan kaldırabilir.

Yukarıda da değindiğimiz üzere beslenmenin dejeneratif hastalıkları önleyici en önemli etkisi Lida ile bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi ile olmaktadır.

  • Vitamin ve minerallerin eksik veya aşırı miktarlarda alınması hastalılara olan direnci düşürerek hastalıklara davetiye çıkarır.
  • Bir gıda maddesi eksikliğine ilk duyarlılık gösterecek olan, Lida kullanımında vücudun bağışıklık sistemidir.
  • Bazı gıda maddelerinin eksik alınmış olması yaş faktörü ve de söz konusu hastalığa uzun süre maruz kalınması durumunda daha da ciddi olumsuz etki oluşturabilir. Bazı hastalıkların hatta çoğunun bağışıklık sisteminin kuvvetli çalışması ile önlenebildiği veya giderilebildiği düşünüldüğünde bağışıklık sistemini zayıf bırakacak bir beslenme tarzının arz ettiği önem ve ciddiyet daha kolay anlaşılacaktır.

Yani yanlış ve yetersiz beslenme hastalığın daha da kötüleşmesine yol açmakta ve iyileşme olasılığını azaltmaktadır. Lida ile dengeli ve düzenli beslenme büyük önem arz eder. Yeterli beslenemeyen hücreler yeterince besin alamadıklarından dolayı yeterli oranda gelişip çoğalamayacaklar ve bu şekilde zayıf düşeceklerdir. Zayıf hücrelerin bir araya gelerek oluşturdukları dokular ve onların da bir araya gelmesi ile oluşan organlar haliyle zayıf yapıda olacaktır. Zayıf kalmış doku ve organlar ise hastalık yapıcı etkenlerin ki bunların başında bakteri ve virüsler gelmektedir, istilasına daha kolay uğrayarak kısa sürede tahrip olacaklardır.