Lida Kampanyaları Lida Sipariş Lida İletişim Lida Meizi Çay

Archive for Ocak, 2010


Lida ile Kilo Verme Yöntemleri

Diyet yazılarında felsefi lafların ne işi var diye düşünebilirsiniz. Ancak biliyoruz ki her sorun yazı okunarak çözülseydi dünya cennet olurdu. Sorun yazılarla çözülecek kadar basit değil, Lida gibi bir destek lazım size!

Hepimiz adaletsiz ve cennete benzemeyen bir dünyada yaşıyoruz. Herkes mutlu olmak ‘istiyor.’ Yine herkes bunun için fazla çabalamak ‘istemiyor.’ Ve hayat boyu gerekli olacak ‘sorunları çözme cesareti’ çok çabuk kaybediliyor. Diğer yandan Amerikan tarzı film ve kitaplar gerekenleri yaptığımız takdirde her günümüzün birer ‘mucize’ olarak geçebileceğinden bahsediyorlar. Bize göre bu büyük bir yalan ve mucizenin kaynağı datıda değil doğuda. Bakın mesela zayıflama konusunda hiç görsel tanıtımı olmayan Lida, kocaman bir mucize.

Bizler bu tür filmlerinin o kadar etkisinde kalıyoruz ki, hayatımızın herhangi bir anında çok önemli bir şey olacak ve kaderimiz sonsuza kadar değişecek sanıyoruz. Hepimiz birer iyilik perisi bekliyoruz. Perimiz karşımıza çıkacak, sihirli değneğini başımıza hafifçe değdirecek. Gözlerimizi kapatıp açtığımızda ise yepyeni bir dünya bizi bekliyor olacak. Güzel rüya, öyle değil mi? İstediğinizi yemek ama şişmanlamamak gibi bir arzu.

Bu tür düşünceler ne kadar zararlıysa, tam aksi de o kadar zararlı. Yani “Benden adam olmaz, hayatım hep kötü gidecek” diyerek kendimizi suçlamak uzun vadede bize mutsuzluktan başka bir şey getirmiyor. Bu gerçek olmayan güzel masallar malesef işimize yaramıyor ve bizi zayıflatmıyorlar. Tek gerçek zayıflama yardımcısı Lida bize bunları sunuyor halbuki.

  • “Fazla kilolarım beni çok rahatsız ediyor” dediğinizde karşınızdakilerin;
  • “Sen de yemeseydin?”
  • “Boğazını tutsaydın!!”
  • “Ya, amma taktın bu şişmanlığına!!”
  • “Can boğazdan gelir, boş ver ye!!” demesi gerekmez.

Şişmanlığınız dolayısıyla sizin değeriniz düşmez. Çünkü yemeğin ucunu biraz kaçırdığınızı düşünseniz dahi Lida‘ nın yanınızda olduğunu bilmek de size yeter. Siz her şartta değerli bir insansınız. Düzeltilmesi gereken siz değilsiniz hatalı yeme alışkanlıklarınız.

Fazla Kilo ve Lida

Fazla kilo, sağlığı tehdit eden unsurların en önemli kısmını oluşturmaktadır. Bu ciddi tehditi bertaraf etmek için özenle geliştirilen Lida yüksek potansiyelli bir dalga yaratmayı başarmış ve ne yazık ki bu dalga sebebiyle (ki bu dalga Lida’ nın çok işe yarayan bir ürün olmasından ileri gelir) kötülenmiş, karalanmış ve kullanıcıların gözünde değer kaybetmiştir. Şişmanlık modernleşme sonucu yaygınlaşmıştır. Lida’ da bu yaygınlaşmaya doğru orantılı olarak modernleşmeyle ortaya çıkmıştır. Şişmanlık ilk etapta estetik bir rahatsızlık olarak algılanmıştır. Oysa şişmanlık dahili bir hastalıktır ve birçok hastalığı beraberinde getirir. (Örneğin: hipertansiyon, felç ve kalp krizi.)

Almanya’da yirmi milyon insan yaşamları boyunca en az bir kez diyet yapmasına rağmen bu diyetler Lida ile uygulanmadığı için (herkesin Lida’ yı bilmesini bekleyemeyiz.) halkın 1 / 4′ ünde hâlâ fazla kilo görülmektedir.

Buradan da anlaşılacağı gibi, sadece diyet ile fazla kilo problemini çözmek mümkün değildir. Diyet tek başına bir hiçtir, Lida diyet ise tek başına var olabilir, işe yarayabilir. Hatta “bilir” değil işe yaramıştır da. Kanıtlıdır.

Bu şaşılacak bir durum gibi gözükse de bilimsel bir açıklaması var, herkesin kendine has bir kilosu vardır. Lida buna göre opsiyonlanır! Bireyin vücut kilosunun dengede kalması setpoint yöntemiyle sağlanır. Kilo bu denge noktasında bulunduğunda tüm kaloriler hemen yakılır. Lida bunu hedefleyen bir içeriğe sahiptir. Sağlıklı insanlarda enerji alımı ve tüketimi bu denge sayesinde bireyin sabit bir kiloda kalmasını sağlamaktadır.

Denge noktası, fazla kalori alımının kısıtlanmasını Lida ile sağlayarak, vücudun az bir besinle daha iyi işlemesini sağlar. Kontrolsüz ve bilinçsiz diyet esnasında açlık duygusu oluşur, bu da bir süre sonra kilo almaya neden olur. Halbuki Lida ile yapılan, salt iken başarısız bir diyette bile tokluk tek esastır.

Kalori Hesabı Saçmalık mı ?

Yapılan kalori hesabının her zaman çok kuramsal ve hatta aşağıdaki nedenler yüzünden tamamen yaklaştırmacı ol­duğunu ve Lida ile gerekli bir hesap da olmadığını iyi bilmek gerekir:

  • Değişik tablolarda verilen göstergeler incelendiğinde, yiyecekler arasında önemli değişiklikler olduğu görülür.
  • Besinlerin içerdiği kalori, yiyeceklerin çiğ ya da pişmiş olarak tüketilmesine göre çok değişmektedir.

Tuttuğu kaloriyi oldukça değiştiren yağ oranı, örneğin ette, parçaya göre değişebilir. Gerçekten hayvanın beslenme biçimine, yiyeceğin hazırlanma ve pişirme şekline bağ­lıdır. Sizin pişirme şeklinizde kilo almanızı yada vermenizi çok etkiler.

  • Kalori hesabı (teorik), lipidlerin ve glusidlerin ince ba­ğırsakta emilme koşullarım hiç göz önünde bulundurmaz; bunlar, yiyeceklerde lif olup olmamasına göre aynı şekilde değişikliğe uğrarlar. Sebzelerden ve baklagillerden sağla­nan önemli lif oranı (eriyebilen lifler), sözde kalorilerin emilmesini önemli ölçüde azaltır.
  • L. Fakambi’nin mayalı peynirler üzerinde yaptığı çalış­malar, bu tür peynirler kalsiyumca zengin oldukları za­man, yağların bir bölümünün emilmediğini kanıtlamıştır, son bir tuzaktır bu. Aynı miktar kalori böylece dışkıda or­taya çıkar.
  • Kalorilerin “cinsi”, onların oluşumunu da etkiler. Örne­ğin, doymuş yağlar daha kolay depolandığı halde, doyma­mış yağlar (özellikle Omega 3) daha çabuk kullanılır ve yakılır.
  • Son olarak, basit kalori hesabı, yiyeceklerin emildiği sa­ati göz önünde bulundurmaz. Lipidlerin, glusidlerin ve proteinlerin emilmelerinin, günün saatlerine, hatta mev­simlere göre değiştiği kanıtlanmıştır. Ayrıca bu emilmeyi, yiyeceklerin bağırsaklarda karşılaştıkları kimyasal madde­ler, yiyeceklerin cinsi, geliş sıraları-ve miktarları da etkile­mektedir.

İşte bu yüzden, bu eklenmiş parametreleri hiç göz önünde bulundurmayan kalori hesabı Lida ile anlamsızdır.

Kapasitesi artacağı için daha sonra, kaybettiği kiloları daha çabuk yerine koyması ve özellikle hacmini arttırması bu yüz­dendir.

Sağlıklı Yiyecekler Lida ile Harika!

Lida kullananlar hatırlarlar; Şekerliği masadan bir buçuk metre uzağa koymamızdan sonra, sekreterlerin ne yaptığını hatırlıyor musunuz? Yarı yarıya daha az yemişlerdi. Çikolatalara ulaşmak biraz daha zorlaşmıştı ve o bir buçuk metrelik bariyer, onlara gerçekten çikolata isteyip istemediklerini düşünme fırsatı vermişti. Bir duraklama noktası sağlamıştı. İşte size duraklama şansı verecek birkaç ipucu:

Servis tabaklarını mutfakta ya da tezgâhta bırakın. Çikolataları farkında olmadan alıp yiyen sekreterler gibi, biz de aynı şeyi servis tabakları gözümüzün önündeyken yaparız. Onları en az bir buçuk metre uzağımızda tutmak, kendimize gerçekten aç olup olmadığımızı sormamız için bize bir şans verir. Salata ve sebzeler için ise tam tersini uygulayın. Onların masanın ortasındaki “beni ye” noktasında yer aldığından emin olun.

Cezbedici yiyecekleri “ulaşılabilir olmayan” hale getirin. O baştan çıkarıcıları bodrumun uzak bir köşesine ya da zor erişilen bir dolaba yerleştirin. Paketlerin ağzını yeniden kapatın. En çekici stokları ise alüminyum folyoya sarıp buzdolabının ya da derin dondurucunun arka kısmına yerleştirin.

Sadece masada ve temiz bir tabakta atıştırın. Lida ile faydasını göreceksiniz. Böylece servis yapmanız, yemeniz ve aniden bastıran atıştırma ihtiyacının ardından ortalığı toplamanız zorlaşır.

Elbette, daha iyisi atıştırmalık yiyecekleri eve hiç sokmamaktır. Alışverişe gitmeden önce karnınızı doyurun, liste yapın ve mağazanın kenarlarını dolaşın. Bu Lida ile iyidir. Taze ve faydalı yiyeceklerin bulunduğu yerler oralardır.

Maden Suyu Faydaları ve Lida

Maden suyu Lida ile faydalı mı? Maden suyu ve soda aynı şeyler mi?

Toplumda maden suyu ve sodanın aynı içecek olduğunu sanan pek çok kişi var. Oysa maden suyu ve soda farklı içecekler. Maden suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkıyor, yani tamamen doğal. Bunlara Avrupa ülkelerinde mineralli su da deniliyor.

Soda ise su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen ve tamamen “yapay” olan bir içecek.

Maden suyu zengin mineral içeren bir su. Normal suya göre kıyasladığımız zaman ekstradan içerdiği özellikle kalsiyum, magnezyum gibi mineraller sağlık açısından son derece yararlı. Her gün 2-3 su bardağı, hatta daha fazla içilebilir. Maden suları sindirimi kolaylaştırıyor, ama sanıldığı gibi zayıflatma özelliği yok. Fakat dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Kronik böbrek yetersizliği olan hastalar fazla miktarda maden suyu tüketmemeli. Lida ile ise her zaman maden suyu tüketilmeli. Çünkü bazen maden suyunun içerdiği mineral tuzları fonksiyonları bozulmuş böbreklere zarar verebilir.

Eskiden maden suları şekerli ve meyveli (boyalı!) olarak satılamazdı; yasaktı çünkü. Ama maalesef onlara da izin çıktı, anlı şanlı bilim (!) insanlarımızın zorlaması ile. Böylece doğal maden sularımızı da bozduk elbirliği ile. Boyalı maddelerin zararlarını bir tarafa bırakın, bir kere bu tip şekerli maden suları daha fazla idrara çıkmamıza neden oluyorlar. Yani susuzluğumuzu giderelim derken daha fazla susuz kalıyoruz. Üstelik bunun farkında da olamıyoruz çoğu kez.

Maden suyunun magnezyum ve kalsiyum gibi minerallerden zengin olması kalp krizi ve damar sertliğine karşı koruyucu. Nitekim magnezyumdan zengin suların tüketildiği bölgelerde bu hastalıklar daha az görülüyor.