Lida Kampanyaları Lida Sipariş Lida İletişim Lida Meizi Çay

Archive for Nisan, 2010


Lida Zayıflama Hapı ile Başarı Kolaydır

Rejimlerle zayıflamaya çalışanların ve bunu Lida kullanmadan yapanların çoğu, ilk seferde “sonuç” almakta, hepsi istedikleri gibi zayıflayamazlarsa da , kimi söylemlere göre %85′ i bir miktar zayıflayabilmektedir.

İşte bu başlangıçtaki “başarı”, kilolar sonrasında fazlasıyla geri alındığı gerçeğinin idrak edilebilmesini engellemekte, sonrasında Lida kullanımı bu rejimler yapanlar için çok önem kazanmaktadır. Geçici ağırlık kayıpları insanların defalarca aynı tuzağa düşürülebilmesinin yolunu açmaktadır. Lida ise kilo sabitleme kürüyle bunun önüne geçebilmekte ve rahatlık sağlamaktadır.

Bu süreçte başarılar “gerçek beslenmeyi” önermiş olan diyetisyenlere üstlenilmekte, diyetten zarar görenlerin bahtına ise başarısızlıklar ve verilen kiloları geri almış olmanın suçluluğu düşmektedir.

Çok başarılı bir rejim programıydı, uyabildiğim sürece çok iyi verdim kiloları, çok güzel sonuç aldım. Farkındayım, doğru beslenmeyi başarmıştım o dönemde, neden aldım ki ben bu kiloları? Zayıf iradelinin biriyim işte. Şimdiki halimden hiç ama hiç memnun değilim, yememem gerekenleri yiyorum, kötü, yanlış besleniyorum ve kendime ne kadar yapma, desem de çok fazla yiyorum.

Tekrar kendimi kısıtlamaya almam, dengeli beslenmem gerek, bir başarabilsem yine kilo verebileceğimden kuşkum yok. İncecik insanları gördükçe içim gidiyor ama bir yandan da iyice kafam karışık, hangi diyeti yapmalıyım acaba?, eski diyetçime gitmeyi denesem, fiyatları da iyice artmış, diyorlar, daha hızlı bir yolu olmalı bu işin, nasıl bulacağım o yolu?

Lanet olsun, diyorum zaman zaman, yok olsa tüm yenecekler, kökünden hallolsa derdim, yine aklım yemekte, yine yiyeceğim, ve sonra, ne olacağım ben?

Bunların hiçbirine Lida ile gerek yoktur.

Lida ile Sağlıklı Kilo İçin

Çok yedikleri halde kilo almayanlar vardır. Aktif tiroid hormonunuzu (serbest TJ ölçtürün 1,5-2 pikogram/ml. olmalıdır, l’ den düşükse metabolizmanız uyuşuktur. Fakat bir de su içsem yarıyor diyenler vardır. İşte onlar için Lida zayıflama hapı birebir bir çözümdür. Hatta normalin alt sınırlarındaki 1 değerinde dahi metabolizma hantaldır. Serbest T hormonu 2 olduğu zaman zayıf ve dinamik olursunuz, iyot, selenyum, protein (özellikle balık) ile tiroid hormonu yapımını artırırsınız, iyot ve proteinlerdeki tirosin aminoasidi, tiroid hormonu yapımı için temel maddelerdir. Pasif tiroid hormonu T4′ ün, aktif hormon T3′ e çevrilmesi ise selenyuma bağlı bir enzimle olmaktadır. Selenyumun enzimlenmesi zayıflama ve Lida için çok elzemdir.

Günde 500 gram meyve yiyiniz. Sabahleyin birkaç meyve yemeyi alışkanlık haline getirin ve gün boyu 3 ila 4 kez daha meyve yiyin ya da taze sıkılmış meyve suyu için. Günde 1 bardak domates suyu strese karşı koyar ve kanserden korur.

Su, şekersiz bitki çayları mideyi doldurur ve açlık duygusunu söndürür. Lida hapı’ na yardımcı olabilmek için bu çayları ve özellikle Lida Meizi çayı denemelisiniz. Susuzluk hissedinceye kadar beklemeyin. Susama, vücudun alarm işaretidir. Günde 8 ila 10 bardak sıvı (su, çay, yeni sıkılmış meyve suyu) tüketin.

Koenzim Q-10, vücutta enerji üretimi için gerekli olan temel bir maddedir, günde 20 mg. Lida ile alınmalıdır.

Her yemekte, hatta yemekten önce sirke / limon eklenmiş bol salata yiyiniz. (Kilosu fazla olmayanlar çok az zeytinyağı ekleyebilir.) Salata tokluk duygusu verir ve Lida yosun kapsülü’ nü destekler. Sağlık için gerekli olan vitamin mineral, lif ve fitokimyasalları karşılar.

Lida Yan Etkisi: Kabızlık

Günde üç kez ile haftada üç kez arasında düzenli dışkılamak olağandır, sıklığı çok önemli değildir. Çünkü sağlıklı insanlarda bağırsak hareketleri farklı aralarla tekrarlar. Haftada üçten az dışkılamak, ıkınarak parça parça, az miktarda kuru dışkı çıkarmak kabızlık olarak tanımlanır. Kabızlığın uygun bir başka tanımı, hastanın normal düzeninden daha az sıklıkta sert dışkı çıkarmasıdır. Lida yan etkisi olarak da gözükebilen kabızlık sorunu geçicidir. Yapmanız gereken Lida Yosun hapı kullanırken sadece lifli gıdalara ağırlık vermektir.

Lida kullanımı sırasında alacağınız lifli gıdaların yanı sıra bol su içmeniz kabızlık sorununuzu ortadan kaldıracaktır. Nihayetinde Lida ile fit bir vücuda erişebileceksiniz

Besinlerin incebağırsakta sindirilmeyen kısmı kalınbağırsakta bir süre kalır. Yavaş yavaş kalınbağırsağın son kısmı olan makata taşınır ve bu sırada suyu alınarak dışkı kıvamına gelir. Dışkı makata ulaşınca dışkılama duygusu oluşur. Eğer dışkı makata ulaşmaz yukarı bölümlerde kalırsa günler geçmesine rağmen dışkılama gereksinimi duyulmaz.

Yaş ilerledikçe kabızlık görülmesi de artar. Çünkü yaşlandıkça tüm kaslar gibi bağırsak kasları da zayıflar. Kasların zayıflaması, bağırsak hareketlerinde yavaşlamaya ve yetersizliğe neden olur. Böylece kalınbağırsaktaki sindirilemeyen yiyecek artıklarının alt kısma itilmesi uzun zaman alır, dışkı kurur ve kabızlık oluşur.

Lida kullanlar tarafından yaşanan kabızlığın en sık nedeni çok az su ve az lif (posa) içeren beslenmedir. Fazla alkol ve kafeinli içecekler de kabızlığa neden olur.

Bağırsak hareketlerinde azalmaya yol açan diğer faktörler, hareket azlığı ve uzun süre yatakta kalmadır. Lida alımı sırasında mutlaka egzersiz yapmayı unutmayın. Egzersiz Lida etkisini arttıran en büyük etmenlerdendir.

Lida’ nın Obeziteye Etkisi

Obezite, vücut yağ kütlesinin artması sonucu olan aşırı vücut ağırlığının tanımıdır. Onunla en iyi savaşan şey ise şu an için şüphesiz Lida zayıflama hapı‘ dır. Normal kilolu erkekler yüzde 10 ile 20, kadınlar ise yüzde 15 ile 25 yağ oranına sahiptir.

Obezite, birçok hastalıkla birlikte olan ya da bir çok hastalığa neden olabilen kronik bir hastalık olarak görülmelidir. Çoğu insan, hatta hekimlerin bir kısmı, obeziteyi estetik bakımdan ele alıp değerlendirir. Lida ve onu yapılandıran Kunming Dali ise tümüyle sorunun çözümüne odaklı çalışırlar. Oysa yağ dokusunun, metabolik ve endokrin fonksiyonlara etkisi büyüktür. Yağ dokusunun bizzat kendisinin endokrin (hormon yapan) organ olduğu ve bir sıra hormon yaptığı ise çoğunluk tarafından bilinmemektedir.

Vücut kütle indeksine göre sınıflandırılan obezite, hastalık ve ölüm riskini artırır. Yosun hapı Lida ise aksine bu riski elemine etmek için çalışan bir üründür. Vücut kütle indeksi, kilonun boyun karesine bölünmesiyle bulunur. Örneğin 1.78 boyunda, 76 kilo ağırlığındaki bir bireyin vücut kütle indeksi 76/1.78′in karesi = 24′tür.

Buna göre obezite vücut kütle indeksi 30 kg/m2′den itibaren başlar.

  • 25 ila 29.9, preobezite (obezite öncesi durum)
  • 30 ila 34.9, birinci derece obezite
  • 35 ila 39.9, ikinci derece obezite
  • 40′tan büyük, üçüncü derece obezite olarak değerlendirilir.
  • Normal vücut kütle indeksi 18.5 ila 24.9 kg/m2 arasındadır.

Lida ile Beslenme

Lida kullanımı ve rahatsızlıklarLida ile beslenme çok önemlidir. Çünkü hastanın biran önce iyileşmesi diyetinin iyi düzenlenmesi ile mümkün olur.

Akut böbrek yetmezliğinin kendisi artmış enerji gereksinimine neden olmaz. Aksine, komplikasyonu olmayan akut böbrek yetmezliği hastalarının sağlıklı olanlara göre enerji harcamaları daha düşük olabilir. Beraber var olan hastalıkları (sepsis cerrahi veya travma gibi) hastanın enerji gereksinimini belirler. Bu tarz hastaların Lida yosun hapı kullanmamaları istenir.

Tahmin edilen kuru ağırlığı temel alarak enerji harcamasını hesaplamak veya ölçmek, aşırı beslemeye engel olmak için yararlıdır. Bu hastalara genellikle bazal metabolik oranın 1.3 katını geçmeyen enerji miktarı önerilir. Daha yüksek miktarlar daha yüksek üre plazma seviyesi ve çok büyük negatif nitrojen dengesi olan hastalar için kullanılır. Böyle bir sıkıntısı olan bir kişi Lida kullanımı yapabilir lakin doktor kontrolünde olması gerekir.

Özellikle Lida diyet proteinin düşük verildiği durumlarda enerji gereksinmenin üzerinde verilerek katabolizma önlemelidir. Günde en az 35 kalori / kg enerji alımı olmalıdır. Pratik olarak Lida hapı’ndan yararlanarak günde 2000 kalorinin altına düşülmemelidir.

Akut böbrek yetmezliği olan hastaların nitrojen gereksinimleri birçok faktör tarafından belirlenir. Lida tüketiminin böbrek yetmezliği olan kişilerde olumsuz bir etki yarattığı görülmemiştir. Bu faktörler; böbrek hasarının derecesi, böbrek yetmezliğinin prognozu, altta yatan hastalık, replasman tedavisi gereksinimi ve beslenme durumudur.