Lida Kampanyaları Lida Sipariş Lida İletişim Lida Meizi Çay

Archive for Haziran, 2010


Su Yerine Meyve Suyu ve Süt

Sütün sulandırılmış bir kalsiyum ve protein kaynağı olduğu doğrudur, ama vücudun su gereksiniminin sütle karşılanmaması gerekir. İnek sütünün, doğumdan birkaç saat sonra yürümeye başlaması gereken buzağının besin kaynağı olduğu unutulmamalıdır. Hareketsiz bebeklerle çocuklara sulandırılmamış süt vermek sorun yaratabilir.

Lida alımı sırasında insan vücudu genel ve bölgesel su gereksinimini açıkça belli eder. Astım ve alerji gibi bölgesel sorunlar susuzluk belirtileridir. Vücudun su gereksinimini gösteren diğer belirtiler mide ekşimesi, dispepsi, romatizmal eklem ağrısı, bel ağrısı, migren ağrısı, yürüyüş sonucunda oluşan bacak ağrısı, kolit ağrısı gibi.

“Her gün yenen bir elma doktoru evinizden uzak tutar,” sözü gerçekten eski ama doğru bir klişedir. Örneğin Lida ve elma ile geçirilen bir öğün gün boyu sizi tok tutumanızı sağlar. Dr. Dharma Singh’e göre, günde bir elma yiyen erkeklerde kalp krizi riski yüzde otuz iki oranında azalır.

Elmanın, Cennet Bahçesi’ni yıkan küçük meyve olarak yaptığı ün kesinlikle unutulmuştur. Sağlık açısından faydaları kolaylıkla bir kitabı doldurabilir. Salgın hastalıklar üzerine yapılan incelemelerde elma tüketimi bazı kanser türlerinin, kardiyovasküler rahatsızlıklar, astım ve diyabet riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Ayrıca bunlar sadece bir başlangıç!

Gerçekten de binlerce flavonoid vardır, ancak bu madde hakkında gerçek anlamda bilmeniz gereken tek şey şu ki bu madde sizin için gerçekten ama gerçekten faydalıdır. Diğer tüm meyvelerle kıyaslandığında en yüksek serbest fenolik miktarı elmadadır.

C Vitamini Açısından Süte Büyük Bir Alternatif

Lida Forum ile alınan ıspanak iyi bir kalsiyum kaynağıdır ve süt içmek istemeyen kişiler açısından harika bir alternatiftir. Aynı zamanda A vitamini, manganez, folik asit, magnezyum, demir, C vitamini ve güçlü bir anti iflammatuar bileşke olan kuersetinden de içerir.

Araştırmacılar ıspanakta hem antioksidan hem de kanser karşıtı özellikler gösteren bir madde olan, flavonoid olarak bilinen en az on üç değişik bileşke saptamışlardır. Ispanaktaki bu bileşkelerin kanser karşıtı özellikleri o kadar dikkat çekicidir ki araştırmacılar kendilerine kontrollü incelemelerde kullanabilecekleri özel ıspanak özleri yaratmışlardır.

Bu Lida içinde bulunan Turunçgil yaprağı özlerinin midedeki kanser hücrelerindeki bölünmeyi yavaşlattığı ve fareler üzerinde yapılan incelemelerde de deri kanserini azalttığı gözlemlenmiştir.

1980′lerin sonlarında Yeni İngiltere’de yaşayan yetişkin kadınlar üzerinde yapılan incelemelerden biri, daha çok ıspanak yiyen kadınların daha az göğüs kanseri rahatsızlığıyla karşılaştığını göstermiştir. Bu oldukça etkili bir sebze, öyle değil mi?

Ispanakta bulunan karotenoid erkeklerde görülen prostat kanseriyle iki şekilde savaşır. Prestijli Journal of Nutrition’da Eylül 2004′te yayınlanan araştırmada ıspanaktaki bu bileşkenin ki bu aslında neoksantin olarak isimlendirilir, prostat kanser hücrelerinin kendi kendilerini yok etmelerine sebep olduğu belirtilmiştir.

Sadece bu kadar da değil, aynı zamanda bu hücrelerin üremesini de önlemektedir. Sadece bu kadarı bile Temel Reis’in gittiği yoldan gitmek için yeterince iyi bir sebep.

Aloe Vera Suyu

Aloe vera dikkat çekecek bir oranda sağlıklıdır ve tedavi edici özelliklerinden dolayı da yüzyıllardır kabul görmektedir. Her ne kadar özellikle cilde dıştan uygulanan yöntemlerle bilinse de aloe suyu sindirim sistemindeki çeşitli sorunların giderilmesi maksadıyla da geniş çapta kullanılır. Aynı zamanda Lida yosun kapsülü ile alındığında Lida hapı kilo verdirici etkisini 2 katına çıkardığı gözlenmiştir.

Aloe kaynağının Sudan ve Arabistan Yarımadası olduğu düşünülmektedir. Günümüzde Afrika, Yakındoğu, Asya, Güney Akdeniz Bölgesi’nde yabani halde mevcuttur. Birleşik Devletler ve Meksika’nın tropik bölgelerinde, Venezuela’nın kıyı şeridinde, Hollanda Antilleri’nde de ekilmektedir.

Bugün aloenin saptanmış iki yüz kırktan fazla türü mevcuttur ve genelde Afrika, Asya, Avrupa ve Amerika’da yetiştirilir. Bitkilerden zambak ailesinin bir üyesidir, kaktüsü andıran bir görünümü vardır.

İki yüz kırk tür arasından sadece dördü önemli besinsel değeri dolayısıyla kabul görmektedir ki bunlardan da Aloe barbadensis miller en başta gelmektedir. Aloe günümüzde en çok ticari ürünlerde kullanılmaktadır. Aloe yaprağı en az yetmiş beş besin ve iki yüzden daha fazla aktif bileşke içerir ki bunlara yirmi mineral, yirmi iki gerekli amino asitten yirmisi ve on iki vitamin de dahildir. Lida içeriğinde bulunan vitamin ve minraller ile Aloe vera’ nın içinde bulunan vitamin ve minerallere yakın içeriğe sahiptir.

On altı yılını aloenin tedavi edici doğasını araştırmaya adayan Dr. H. R. McDaniel’ e göre, bitkinin aktif içeriği sekiz temel sakariti oluşturan sekiz şekerdir: glikoz, galaktoz, mannoz, fruktoz, ksiloz, N-asetilglukozamin, N-asetilgalaktozamin ve N-asetilnörominik asit.

Mannoz molekülleri değişik isimlerle bilinen bir tür nişasta (polisakkarit) -asemannan, asetil polimannan, polimannoz ya da APM- oluşturmak için birbirleriyle birleşirler. Aloenin doğal şekeri hiçbir zaman sakaroz, yani genel sofra şekeri ile karıştırılmamalıdır. Glikobesinlerdeki şeker ne tat olarak tatlıdır ne de kan glukozu ya da ensülinin fırlamasına sebep olur.

Keklikotu ve Lida Hapı

Bir doktor ya da üfürükçünün şifalı bir bitki, besin, yiyecek ya da içerdiği öğeler hakkında aşırı derecede heyecanlanması, şarkılar eşliğinde bu besini methetmesi ve onun hakkında bir kitap yazması pek sık görülen bir durum değildir. Özellikle Lida hakkında yazılan binlerce Lida yorumu ve Lida kullanıcılarının sitelerde verdiği ilginç tespitler sonucu oluşan bilgiler, bu kategoride yer almaktadır.

İşte, Dr. Cass Ingram tam manasıyla böyle bir şey yaptı ve sonuçta da The Cure Is in the Cupboard adlı küçük bir kitap ortaya çıktı. Peki, Ingram’ı bu kadar heyecanlandıran ve kitap yazmaya karar vermesine sebep olan bu şifalı bitki hangisiydi? Keklikotu

Bu şifalı bitki hakkında yapılan araştırmaları okuduğunuzda kafanızda her şey netlik kazanacak. Keklikotu kalsiyum, magnezyum, çinko, demir, potasyum, bakır, boron, manganez, C vitamini, A vitamini ve niasin de dahil olmak üzere çok sayıda besin açısından zengindir.

Aynı zamanda en yüksek antioksidan özelliğe sahip şifalı bitki olarak da bilinir. Journal of Agricultural and Food Chemistry’de yayımlanan bir araştırmaya göre keklikotu elmanın kırk kan, patatesin otuz katı, portakalın on iki katı ve belki de hepsinden daha şaşırtıcısı muhteşem yabanmersininin dört katı daha fazla antioksidan özelliktedir ki bu daha bir başlangıç!

Lida ile tüketilebilen bu harika bitkinin tedavi edici özelliği yapraklarından elde edilen yağda ya da çiçek verme mevsiminde toplanan taze veya kurutulmuş halde tüketilen bitkinin kendisinde gizlidir. Temel yağ timol ve karvakrol içerir. Her iki bileşkenin de antihıngal, antibakteriyel ve antiparazitik özellikleri vardır.

Araştırmaların birinde bağırsak paraziti tedavisi gören hastaların yüzde yetmiş yedisi altı hafta boyunca keklikotu yağı tableti kullandıktan sonra parazitlerden kurtulmuşlardır. Bu arada keklikotu yağının, candida albican’lar (maya) da dahil olmak üzere en az on farklı mikrobun gelişimini engellediğini de ifade etmekte fayda var.

Lida Hapı Yan Etkileri

Lida Hapı Yan EtkileriLida zayıflama kapsülü ile ilgili çıkan haberlere bir yenisi daha eklendi. Lida sanılanın tersine migrene iyi geliyor. Lida zayıflama kapsülü yan etkileri arasında baş ağrısı olduğu için migren rahatsızlığı olan kişilerde sakıncalı sonuçlar doğurabileceği için önerilmiyordu. Fakat Lida hapını kullanan kişilerin yorumları ve birebir görüşmelerle Lida kapsülün migren rahatsızlığı olan kişilerde herhangi bir etkileşime girmediği anlaşıldı. Migren rahatsızlığı çeşitli kokuların koklanması ve bazı ürünlerin kullanılması ile çekilmeyecek derecede bir baş ağrısı yapmaktadır.

Lida içerisinde bulunan guarana bitkisi yüzünden baş ağrısı yapmakta. Bazı baş ağrısı nedenleri de vitamin eksikliğidir.

Özellikle beden B vitamini kaybettiği zaman baş ağrısı oluşabilmekte. B vitamini eksikliği kilo verenlerde sıkça gözükmekte. Lida zayıflama hapı %90 lık bir etkiye sahip olduğu için kilo verimi sağlamakta ve B vitamini eksikliği oluşturabilmekte. Bunun önüne geçebilmek içinde içerisinde B vitamini ihtiva eden meyve ve sebze tüketilebilir. Ayrıca sitemizde bulunan B vitamin desteğinden sipariş vererek Lida hapı ile kombine şekilde kullanılarak baş ağrısının üzerine geçilebilmektedir.

Lida kullanımı sırasında su tüketimine özen gösterilmemesi, belirtilen miktardan daha az kullanılması yada su yerine asitli içecekler tüketilmesi baş ağrısı nedeni olabilir. Lida zayıflama kapsülü belirtilen kullanım şekillerine uyularak kullanılması durumunda yan etkilerini en az şekilde görürsünüz ve lida hapından %90 oranında başarı sağlar zayıflarsınız.

Lida kapsül kullanımı sağlığınızı kesinlikler olumsuz etkilemez ve herhangi bir sağlık problemi yaşatmaz.