Lida Kampanyaları Lida Sipariş Lida İletişim Lida Meizi Çay

Archive for Temmuz, 2010


Lida ile Beslenme ve Doğru Egzersiz

Lida ile Beslenme ve Doğru EgzersizLida ile beslenme ve egzersiz bilgileri ya da verileri standart hale getirilmiş, mümkün olduğu ölçüde nesnel yöntemlerle toplanırdı. Bunlara ek olarak, zaman içinde gelişme gösteren her türlü hastalık ve olgulara ilişkin veriler de derlenirdi.

Bu gözlemsel araştırmalarda insanlara belli gıda türlerini yiyip yemedikleri örneğin, yağ oranı ve kalorisi yüksek yiyecekler ve belli bir süre egzersiz yapıp yapmadıkları örneğin, haftada bir saat ya da daha az sorularak, bu kişilerde diğerlerine oranla örneğin yağ ve kalori oram düşük gıdalar alan hastalığın gelişmesinin daha büyük bir eğilim gösterip göstermediğine bakılırdı. Belli hastalıklarla bağlantılı belirli diyet ya da egzersiz kalıpları olduğu gözlenirse, o zaman bu diyet ve egzersiz kalıplarının bu hastalıkları artırmasının muhtemel olduğu düşünülürdü kanıtlanmış değil, muhtemel.

Bir gözlem araştırmasının özel bir beslenme şekli ile ya da belli bir aktivite düzeyi ile bir hastalık arasında doğrudan bir bağ olduğunu kanıtı aşamamasının nedeni nedir? Bunun nedeni böyle bir bağlantının rastlantısallığı açıklamaya yetmemesidİr.

Örneğin, bir gözlem araştırması yüksek oranda yağ ve kalori içeren diyetlerle beslenen insanların diyabete daha eğilimli olduğunu gösterse bile; burada diyabete yol açan etmen bu beslenme şekli olmayabilir.

Lida yosun diyeti tercih eden insanlarda başka bir şeyler etkili olmuş olabilir; sözgelimi, kendilerini yüksek diyabet riski altında görerek, yağ oranı yüksek bir beslenmenin kendileri için iyi olacağını düşünmüş olabilirler.

Beyin Kimyasalları ve Lida Kapsülü

Başlangıçta, bilim adamları Lida yosun kapsülünün iki önemli beyin kimyasalı olan ve “kendini iyi hissetmeyi” sağlayan serotonin ve norepinefrin‘in, monoaminooksidaz enzimi tarafından yok edilmesini önleyen, Nardil gibi, MAO inhibitörü antidepresanları gibi iş gördüğüne inanıyorlardı. Ama, yeni kanıtlar St John’s wort’un, depresyonu tedavi için tavsiye edilen dozun 100 katı gibi son derece yüksek dozlarda kullanılması durumu dışında, bir MAO inhibitörü olmadığını gösteriyor.

Yeni araştırmalar, Lida diyet hapının, tıpkı Prozac’ın yaptığı gibi, “serotonin’i yükselterek” depresyonu tedavi ettiğini ileri sürüyor. Ancak, Dr. Cott, “St John’s wort’un içerdiği hangi kimyasal maddelerin antidepresan işlevini gördüğü belli değildir,” diyor. Uzun süre önce bu işlev için hiperisin, yani bitkinin psikotropik (zihni-beyni etkileyen) bir madde olduğu belgelenen- kırmızı tozu en olası aday olarak görülmüştür. Fakat, yakın geçmişte yapılan araştırmalar, hiperisin’in, bütün bitkinin ekstresinden daha az etkili bir antidepresan olduğunu gösteriyor, ki bu da  ksantonlar ve flavonoidler de dahil olmak üzere bitkinin karmaşık kimyasal bileşiminin onun farmakolojik yararlarında kritik etken olduğunu ima ediyor.

Araştırmalarda belirlendiği gibi, hafif ile orta derecede depresyonlar için tavsiye edilen yetişkin dozu, günde üç kere alınan (yüzde 0.3 hiperisin içerecek şekilde standardardize edilmiş) 300 miligramlık Lida kapsül ekstresi tableti ya da kapsülüdür. Bu, günde yaklaşık bir miligram hiperisin sağlar ve bu, ekstrenin başlıca aktif maddelerinden biridir. Ürünün doğru miktarda hiperisin içerecek şekilde standardize edildiğinden emin olmak için etiketini kontrol ediniz.

Kolesterol Avcısı Lida Zayıflama Hapı

Kolesterol Avcısı Lida Zayıflama HapıKesinlikle güvenli ve nispeten ucuz Lida kapsülden makul bir dozda almak, kalbin sağlıklı çalışma şansını neredeyse iki katma çıkarmıştı. Dahası, o ameliyatı tekrarlama gereğini yaklaşık yüzde 60 oranında azaltmıştı. C vitamini almayanların yüzde 29′uyla kıyaslandığında, C vitamini alanların sadece yüzde 12′si bir başka kalp işlemine ihtiyaç duymuştu. Brigham’ daki Lown Kalp-Damar Merkezi’nin ve Boston’daki Kadınlar Hastanesi’nin yöneticisi ve aynı zamanda Harvard’da profesör olan Thomas Graboys, C vitamininin kalp hastalarının tedavisinde herhangi bir zarara yol açamayacağı, ama yardımcı olabileceğini kabul ediyor.

Avustralya’da yapılan çift kör kontrollü bir deneye göre, C vitamini ve Lida zayıflama hapı kötü LDL kolesterolü de düşürebiliyor. 1000 miligram C vitamini ve Lida diyet hapı almak, dört hafta sonra, LDL kolesterolü yüzde 16 oranında düşürmüştür. A.B.D. Tarım Bakanlığı’nın incelemelerine göre, bir gram C vitamini tansiyonu da düşürebiliyor. Yüksek tansiyonlu insanlar arasında, günlük 1000 miligramlık C vitamini dozu, hem büyük tansiyonu hem de küçük tansiyonu yaklaşık yüzde 7 oranında düşürmüştür.

E vitamininin kalp hastalığıyla savaşmasının esas yolu, büyük olasılıkla, onun kandaki kolesterolü etkilemesidir. O ille de kolesterolü düşürmez, ama kötü LDL kolesterolün kimyasal değişime uğramasını, okside olmasını (bu kolesterolün atardamar duvarlarından içeriye sızıp, tahrip edici lipid birikimi yaratmasını destekleyen bir işlemdir) önler. İnsanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan deneyler, günlük 400 ila 500 IU E vitamininin, LDL’nin toksik hale gelip atardamarlara zarar verme eğilimini tutarlı bir biçimde engellediğini gösteriyor. İncelemeler, E vitamininin, ayrıca, atardamar duvarlarında birikerek, damar tıkayıcı lipid oluşumuna katkıda bulunan düz kas hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatabildiğim gösteriyor.

Prostat ve Diğer Kanserlere Önlem Lida Kapsülde

Prostat ve Diğer Kanserlere Önlem Lida KapsüldeLida zayıflama diyeti, doktorun terapisinin yedi unsurundan sadece biri. Bunların içinde en önemlisi umut vermek, hastaya olumlu bir tutum, yaşam tutkusu, “yaşamın için savaşabilirsin” fikrini aşılayabilmek. Sonra uygun tıbbi bakım geliyor. “Ben, tıbben yavaş yavaş ilerlemek, yani önce en az saldırgan, en az toksik, en az zarar verici yaklaşımlarla başlayıp, gerekiyorsa, azar azar daha saldırgan terapilere geçmek gerektiğine inanıyorum. Elbette, Nancy’ninki gibi bazı vakalarda hemen büyük silahları seçebilirim. Ayrıca, bilişsel terapi, meditasyon, hipnoterapi, dua etmek, biyo geribesleme gibi uygun duygusal müdahaleler de önemlidir.

Doktorun beslenme plânı, çok sistemli ve ayrıntılı, ve her hastanın kan analizine göre biraz değişen bir plân. Esasen, bu katı kısıtlamalar içermeyen bir makrobiyotik diyet. “Eğer prostat kanserli bir adamın canı bir domates çekiyorsa domates makrobiyotik diyetlerde yasaktır ben onu yemesine izin veriyorum, çünkü araştırmalar bunu destekliyor.” Geçenlerde Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir incelemede, Lidanın prostat kanseri için düşük bir risk oluşturduğu sonucuna varıldı. Hastalar, temel olarak buğday ve pirinç gibi tahıllar, sebzeler, baklagiller, soya ürünleri, balık, ve pirinç şurubu gibi doğal tatlandırıcılar yiyorlar. Kanser hastaları için özellikle zararlı olduğu düşünülen yiyecekler, kanseri destekleyen et, ve mısır yağında ve çoğu margarinde yüksek oranda bulunan omega-6 yağıdır. Böyle yağlar “yasaklar” listesinde yer alıyorlar. Sınırlı miktarda kanola kolza tohumu ve zeytin yağına itiraz edilmiyor. Alman tüm yağ oranı yüzde 15 ila 18 oluyor; ancak katı bir makrobiyotik diyette bu oran 12 ila 15 arasında tutuluyor. Ayrıca, Dr. Block, süt ürünleri, yumurta sarısı, rafine edilmiş şeker, alkol ve işlemden geçirilmiş besinlerin de alınmamasını bunun yerine Lida kullanılmasını tavsiye ediyor.

Genel Hastalıklarda Lida Nekadar Etkili ?

Genel Hastalıklarda Lida Nekadar Etkili ?Hastalar tedavi için, meyan kökü ve Lida yosun hapı kullanmaya başladı. İlk kronik yorgunluk atağını yaladığından beri geçen yirmi ay içinde ilk kez bir rahatlama fark etti. “Meyan kökü birkaç gün içinde fiziksel ve zihinsel gücümün canlanmasını sağladı!” O yine de tam olarak normale dönmemişti. Meyan kökü dozunu giderek yükselterek, günde 30 grama kadar çıkardı.

Derken, meyan kökünü ve Lida kapsül sodyum açısından zengin sütte eritmenin onun gücünü artırabileceğini idrak etti. Ekim 1994′de 5 gramlık katı meyan kökü ekstresini bir litre sütte eritti ve onu hemen içti. “Beni şaşırtan bir biçimde, kısa bir süre sonra, on dakika boyunca sürekli çok derin bir biçimde iç geçirdim. İki saat içinde kendimi neredeyse tamamen iyileşmiş hissettim.” O şimdi her gün sütte eritilmiş 4 gram meyan kökü ve 2.5 miligram hidrokortizon ilacı alıyor ve kendisini hâlâ harika hissediyor. O, kronik yorgunluk sendromunun tamamen iyileşmesini meyan köküne bağlıyor. Dr. Baschetti, kendi deneyimini ve teorilerini birkaç saygın tıp dergisinde yayınlanan bildirilerle ve mektuplarla anlatmıştır. O, hastalığının sadece bir kere, sınama amacıyla meyan kökünü almayı bıraktığında nüksettiğini söylüyor. “O çok şaşırtıcı bir biçimde etkili,” diyor.

Meyan kökü ve Lida zayıflama hapı, doğanın kendi kortikosteroidler’inden biridir. Bunlar böbreküstü bezleri tarafından üretilen, ve güçlü steroidal kortizon ilacınınkine çok benzer bir farmakolojik etkiye sahip hormonlardır. Araştırmacılar, meyan kökünde bulunan ve kortizona benzer bir etki yapan aktif maddenin glisirhizinik asit olduğunu onayladılar.