Lida Kampanyaları Lida Sipariş Lida İletişim Lida Meizi Çay

Archive for Aralık, 2010


Koruyucu Katkı Maddelerinin Zararları

Dokuz binden fazla insanı kapsayan dönüm noktası niteliğindeki bir NIH çalışması, bir kişide metabolik sendrom ortaya çıkma olasılığının en büyük tek göstergesinin sürekli hamburger, sosisli sandviç ve işlenmiş et yemesi olduğunu bulmuştur. Domuz pastırması, jambon, soğuk et ve sosisli sandviçlerde kullanılan sodyum nitrat ile nitrit pembe renk verir ve bakterilerin yayılmasını önler. Fakat bu koruma sağlığımızı risk altında bırakmadan da büyük ölçüde buzdolabında sağlanabilir. Ancak daha pratik olduğundna insan sağlığını hiçe sayarak bu kimyasallar da kullanılmaktadır. Bu noktada Lida yosun hapı bileşiğinde koruyucu kimyasal kullanılmadığını hatırlatmak istiyorum. Lida üretiminde kullanılan okyanus yosunu doğal güneş ışınlarıyla kurutulmaktadır ve katkı maddesi kullanılmadan korunmaktadır. Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü beslenme ve kanser riskiyle ilgili yedi binden fazla çalışmayı analiz ettikten sonra, günde yediğiniz 100 gram işlenmiş et başına -bir sosisli sandviç ve iki dilim tütsülenmiş hindi göğsüne eşdeğer- kolon kanseri riskinizin % 42′ye kadar arttığını tahmin etmiştir.

Bütün işlenmiş etlerden özellikle nitrat veya nitrit içerenlerden uzak durun. (Eti dilimlemeden önce satış görevlisinden etiketin üstündeki değerleri okumasını isteyin.) Taze et seçin organik ya da hiç olmazsa nitritsiz etler bakın. Gitgide daha fazla sayıda market zinciri, düşük maliyetli kendi markalarını çıkarıyorlar.

Şimdi sıklıkla monosodyum glutamat veya MSG olarak sözü geçen kankamız glutamatlara doğru gidiyoruz. Birçok insan MSG’nin bir koruyucu olduğunu zanneder. Durum buysa aslında yiyeceklerde olmasının yarı mantıklı bir nedeni olabilir. Hayır, ghıtamatlar “çeşni katanlardır.” Glutamatlar peynir ve et gibi doğal yiyeceklerde bulunur. Ancak doğal yiyeceklerdeki düşük seviyede bulunan “bağlı” glutamatlar, işlenmiş gıda endüstrisi tarafından şu anda istismar edilen “serbest” glutamat seviyelerinin yakınında bile değildir. Konserve ravyoli, çorba ve konserve tondan, et suyu, dondurma ve et sosuna kadar her şeyde MSG yiyorsunuz. Glutamatların doğal olandan fazla alınması da sağlık için zararlıdır. Lida kullanırken glutamat miktarı fazla besin maddeleri tüketmenizi önermiyoruz.

Sahte Lida ‘ya Karşı Antioksidan Soğan

Sahte Lida 'ya Karşı Antioksidan SoğanLipoksigenaz ve siklooksigenaz adlı enzimler vücutta prostoglandin E tip 2 hormonlarını harekete geçirir. Bu harekete geçen ikinci tip prostoglandin hormonları zararlı hormonlardır. Zira bu hormonlar sayesinde damarlar daralarak kalbin çalışması güçleştirir. Sahte Lida ‘nın bu zararlı hormonları tetiklediği klinik deneylerde ispatlanmıştır. Bu nedenle Lida satın alırken Orjinal Lida olmasına özellikle dikkat ediniz. Kolesterol ve kötü kolesterol, ayrıca homosistein gibi damar kireçlenmesine ve iltihaplanmaya neden olan zararlı maddeler artışa geçer. Oksidasyon ve onun ürettiği toksik radikal yani iltihap yapıcı madde miktarı artar.

Kanın sıvı kısmı daralan damarda yavaşlayarak yüksek tansiyona neden olurken buradan sızarak çevre dokulara geçmeye ve buralarda ödem oluşturmaya başlar. Kısaca vücutta bu iki enzimin zararlı hormonları harekete geçirmesine bağlı bir iltihaplanma durumu ortaya çıkar. Buna karşılık soğanda bulunan üç grup madde; C vitamini, kuersetin ve isotiosionat adlı maddeler, adı geçen bu iki enzimi baskılayarak onların iltihaplanma ve kalp ve damar hastalıklanna neden olan ikinci tip prostoglandinleri salgılatmaları riskini de azaltır. Böylelikle de iltihaplanmanın önüne geçilmiş olur. Sadece bu kadarla da kalmamakta, soğanda bulunan C vitamini, kuersetin ve isotiosionat’ın sülfürlü birleşiklerle iltihaplanmaya neden olan bakterileri öldürdüğü de belirlenmiştir. Yani bakterilerden kaynaklanan iltihaplanma ve enfeksiyon riskine karşı korunmak için de bol miktarda soğanı düzenli olarak tüketmeye gayret edin. Ancak soğanın bu olumlu etkisi bile sahte Lida ‘nın doğurabileceği zararları ortadan kaldıramayabilir. Sahte Lida çok zararlı kimyasal maddelerden üretilmektedir.

Soğanın kansere ve kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etkilerini sağlayan içindeki flavon, isotiosionat, kuerstin, C vitamini ve sülfürlü maddelerin her soğanda aynı oranda mevcut olmamasını dikkate alın. Özellikle acı ve göz yaşartan soğanların bu yararlı maddeleri çok daha fazla içerdikleri belirlenmiştir.

Sucuk ve Sosis Kansere Neden Olur mu?

Sucuk sosis ve LidaMarkete gittiğinizde özellikle büyük alışveriş merkezlerinin gıda reyonlarında diğer sucuk, salam ve sosislerden daha parlak ve daha cilalı görüntüde et ürünleri görürsünüz. Lida ile zayıflamayı amaç eden arkadaşlarımızın bu ürünleri tüketmemeleri tavsiye edilmemektedir. Bu durum daha ziyade sucuklarda gözlenir. Reyonlardaki bazı sucuklar diğer sucuklar yanında çok daha parlak, kahverengi ve cilalı görünüm arz eder. Bu sucuklar ayrıca diğer sucuklardan daha kolay soyulabilir. Bu farklılığın nedeni bu tür kriterlere sahip sucukları, üretim sonunda meşe, gürgen gibi sert ağaçların odunlarının 350-400 °C üzerindeki ısı düzeylerinde yakılmaları sonucu elde edilen dumanın gönderilmesidir. Dolumlarmı takiben askı çubuklarına asılan salam, sucuk veya sosisler belli bir ısı düzeyinde veya ısıtma olmaksızın dumanın gönderildiği kapalı odalar içinde olmak üzere bu dumanla muamele edilir. Bu işleme dumanlama da denilebilir.

Ancak gıda teknolojisindeki bilimsel adlandırması tütsüleme veya füme teknolojisi şeklindedir. Tütsüleme de uygulanan bu dumanın etkisi, içinde bulunan 500 farklı maddeden kaynaklanır. Bunların içinde de en önemlisi formaldehit adlı maddedir. Zira bu maddenin ete geçerek et ürünündeki çok sayıda bakteriyi öldürme yeteneği vardır. Bu formaldehit sayesinde tütsülenmiş et ürününün beklenildiği şekilde raf ömrü uzar ve ürün mikrobiyel kalitesi daha yüksek olarak tüketilme imkanı bulur. Dumandan et ürününe resin adlı maddeler de geçer. Bunlar salam, sosis veya sucuk kılıfı altındaki et dokunun ısıl işlem söz konusu ise onun da yardımı ile pıhtılaşmasını ve kurumasını sağlar.

Kılıf altında kuruyan yüzey, ürünün daha kolay soyulmasına izin verir. Bu nedenle de tütsülenmiş et ürünleri daha kolay soyulma nedenidir. Ayrıca dumandan et ürününe geçen pek çok alkol, uçucu yağ asidi, resin, polisiklik aromatik hidrokarbonlar et ürününe farklı ve tüketiciyi cezbeden özel bir tat, koku ve aroma verir. Ancak dumandan tütsüleme işlemi esnasında et ürününe geçen polisiklik aromatik hidrokarbonlar içersinde benzapyren adlı bir madde vardır ki kuvvetli kanser yapıcı etkiye sahiptir. Kanser yapıcı maddelerin sağlığınıza zararı fazla kilolardan çok daha fazladır. Fazla kilolar Lida Yosun İlacı sayesinde artık sorun olmaktan çıkmıştır ancak çalışmalar hala devam etmesine rağmen kansere henüz kesin bir çözüm bulunamamıştır.

Şifanın Kaynağı Taze Tüketilmeli

Şifa Kaynağı Sarımsağı Taze TüketinDialil sülfit adlı madde vücudunuzda bulunan iki önemli iltihaplanma baskılayıcı madde olan glutathion transferaz ve superoksit dismutaz enzimlerini, onlan oluşturan genlerin düzenlenmesine yardımcı olmak suretiyle aktive etmekte ve bu suretle iltihaplanmayı baskılamaktadır. Bu arada unutmadan altını çizmek istiyorum. Sadece sarımsak değil, aynı zamanda soğan ve tüm diğer allium yani lalegil ailesindeki gıda maddelerinin sık ve düzenli tüketilmesi ile hem Lida zayıflamasına destekte bulunmuş, hem de prostat kanserine yakalanma riskinizi azaltmış olursunuz.

Sarımsağın kalp ve damar hastalıklarına karşı korunma sağlamadaki bir diğer önemli özelliği ise bu gıda maddesindeki etken maddelerin noradrenalin ve asetil kolin gibi damarların daralmasına yol açan ve bu şekilde yüksek tansiyona neden olan maddeleri miktar olarak azaltabilmesidir. Bu sayede damarlar daralmamakta ve yüksek tansiyon tehlikesine karşı birey kendisini koruyabilmektedir.

Sarımsak 5000 yılı aşkın üretilmekte ve tüketilmektedir. Eski mısır pramidlerindeki yazıt ve işaretlerde bu gıda maddesinin bol miktarda tüketilmiş olduğuna dair işaretler mevcuttur. Aynı şekilde eski Yunan ve Roma’da da ve özellikle savaş zamanlarında bu gıda maddesinin tüketildiğine tanık olunmaktadır. Sonraları Çin ve Hindistan’a ulaşmış ve bu kısımlarda üretimi yaygınlaşmıştır. Şu anda en fazla Çin, ABD, Güney Kore, Hindistan ve İspanya’da üretilmekte ve tüketilmektedir.

Sarımsağı dondurarak muhafaza etmeyin. Zira hem yapısı ve hem de tat ve kokusunda kayıplara neden olur. Mümkün olduğu kadar taze olarak ve kısa zamanda tüketmeye özen gösterin. Lida zayıflama kapsülü kullandığınız süreçte aldığınız bütün besin maddelernin mümkün olduğunca taze olmasına özen gösterin. Hiç bir materyal ile sarmadan ısı ve ışıktan uzak yerlerde (kuru kağıt paketler içinde olabilir) muhafaza edebilirsiniz. Şayet aylarca muhafaza etmek istiyorsanız, iri sarımsakları soyduktan sonra içi zeytinyağı dolusu bir cam kavanoza koyup ağzı kapalı olduğu halde muhafaza edebilirsiniz.

Tempo Artıracaksanız Dikkat!

Tempo artıracaksanız dikkat!Hepimiz spor yaparken yaşamını yitiren ünlü sporcular hakkında haberler duymuşuzdur. Ancak bahsi geçen ani ölümlerin her biri spor ya da egzersiz nedeniyle değil, önceden var olan kalp sorunlarıyla ilintilidir. Aynı kategoride yer almadığınızdan emin olmanın en iyi yolu yeni bir egzersiz programına başlamadan önce kontrolden geçmenizdir. 50 yaş üzerindeki tüm kadınların ve 40 yaş üzerindeki tüm erkeklerin hareket seviyelerini artırmadan önce doktorlarına danışmaları gerekir. Yaşa bakılmaksızın daha önce göğüs sancısı, baş dönmesi, sigara kullanımı, yüksek tansiyon, hareketsiz yaşam biçimi, yüksek kolesterol vb. gibidir. Eğer yaşınız ilerlemişse veya sigara kullanımı gibi alışkanlıklarınız varsa doktorunuza sormadan hareketli yaşama ani geçiş yapmayın. Bu sağlığınız için zararlı sonuçlar doğurabilir. Bunun yerine biz Lida severlere vücutlarına fazla yüklenmeden gün içinde zaten yaptıkları işleri kolay şekilde değil, daha çok hareket yaparak halletmelerini öneriyoruz.

Diyoksinleri absorbe etmenin bir numaralı yolu hayvansal ürünler yemektir canlı hayvanlar, yakma fırınlarından çıkan endüstriyel kirlenmeyi absorbe eder. Endüstriyel çiftçilikte kullanılan tüm böcek ilacı, hormon ve diğer kimyasallar ister et gelişimini ve süt üretimini arttırmak ister ürünlerdeki böcekleri ve mantarları öldürmek olsun organik olmayan et ve mandıra ürünlerine geçiyor ve orada kalıyorlar. Çiftçilikte kullanılan birçok kimyasal, hayvanların yağ dokularındaki “biyolojik sistemlerde birikirler” veya toplanırlar. Bu etleri tükettiğiniz zaman bu toksinler yağ dokularınızda yerleşir ve onlarca yıl kamp kurarlar. Consumer Reports, eğer çok yağlı beslenirseniz, et ve mandıra ürünlerinde bulunan yüksek seviyelerdeki bu toksin nedeniyle diyoksinden kanser olma riskinizin on kat daha fazla olduğuna dair -yaklaşık % 1 ‘lik bir ihtimal- bir ETA tahminine değiniyor.

Üzücü olan şey ise organik etlerde bile, tıpkı bu ülkede her saniye doğan her bebekte olduğu gibi bazı böcek ilacı ve kimyasallardan izler olmasıdır. Sonuç: Vücudunuz gıda tedarikinde yer alan bütün kimyasal pislikleri toplayan ve onları tutan dev bir toksik atık çöplüğü gibidir.

Bu noktada hayal kırıklığına uğramadan önce kilo kontrolünün esaslarına geri dönelim. Kilo vermeye çalışırken, tam yağlı mandıra ürünleri ile et yememenin ana nedeni basit bir hesaba dayanıyor: Bu yiyecekler yağsız ve az yağlı seçeneklerden çok daha fazla kalori içeriyor. Ancak asıl sorun bu yiyeceklerin yağ içermesi değildir. Bu yağlar Lida zayıflatıcı ile beraber eriyip gidecektir. Burada asıl sorun bu ürünlerin en organiğinin bile kimyasal ürünlerle direkt veya dolaylı yollardan zehirlenmiş olmasıdır.