Fazla Kilo ve Lida
Fazla kilo, sağlığı tehdit eden unsurların en önemli kısmını oluşturmaktadır. Bu ciddi tehditi bertaraf etmek için özenle geliştirilen Lida yüksek potansiyelli bir dalga yaratmayı başarmış ve ne yazık ki bu dalga sebebiyle (ki bu dalga Lida’ nın çok işe yarayan bir ürün olmasından ileri gelir) kötülenmiş, karalanmış ve kullanıcıların gözünde değer kaybetmiştir. Şişmanlık modernleşme sonucu yaygınlaşmıştır. Lida’ da bu yaygınlaşmaya doğru orantılı olarak modernleşmeyle ortaya çıkmıştır. Şişmanlık ilk etapta estetik bir rahatsızlık olarak algılanmıştır. Oysa şişmanlık dahili bir hastalıktır ve birçok hastalığı beraberinde getirir. (Örneğin: hipertansiyon, felç ve kalp krizi.)
Almanya’da yirmi milyon insan yaşamları boyunca en az bir kez diyet yapmasına rağmen bu diyetler Lida ile uygulanmadığı için (herkesin Lida’ yı bilmesini bekleyemeyiz.) halkın 1 / 4′ ünde hâlâ fazla kilo görülmektedir.
Buradan da anlaşılacağı gibi, sadece diyet ile fazla kilo problemini çözmek mümkün değildir. Diyet tek başına bir hiçtir, Lida diyet ise tek başına var olabilir, işe yarayabilir. Hatta “bilir” değil işe yaramıştır da. Kanıtlıdır.
Bu şaşılacak bir durum gibi gözükse de bilimsel bir açıklaması var, herkesin kendine has bir kilosu vardır. Lida buna göre opsiyonlanır! Bireyin vücut kilosunun dengede kalması setpoint yöntemiyle sağlanır. Kilo bu denge noktasında bulunduğunda tüm kaloriler hemen yakılır. Lida bunu hedefleyen bir içeriğe sahiptir. Sağlıklı insanlarda enerji alımı ve tüketimi bu denge sayesinde bireyin sabit bir kiloda kalmasını sağlamaktadır.
Denge noktası, fazla kalori alımının kısıtlanmasını Lida ile sağlayarak, vücudun az bir besinle daha iyi işlemesini sağlar. Kontrolsüz ve bilinçsiz diyet esnasında açlık duygusu oluşur, bu da bir süre sonra kilo almaya neden olur. Halbuki Lida ile yapılan, salt iken başarısız bir diyette bile tokluk tek esastır.







Henüz yorum yapılmamış.