01 Eylül 2010 tarihinde
eRiL tarafından gönderilmiştir.
Genel Sağlık Yazıları, Şişmanlık ve Lida
kategorilerinde yayınlanmıştır.
Yorum Yok »
Lida hapı kişinin doğru beslenmesinin, yaşam biçimindeki aksaklıkların yanı sıra, aile ortamının da ele alınmasının, genel hekimlikteki haşarı oranını daha çok artıracağına inanıyorum. Kabul etmek gerekir ki, çok uzun zamandan beri devam edegelen, “kronik” hastalıklar, artık Batı tıbbında, kökten tedavisi olmayan hastalıklardır. Ortodoks tıp yıllardır kronik hastalıklarla uğraşıyor, fakat çok net bir sonuca ulaşamıyor. Kortizon gibi çok ciddi yan etkileri olan, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanıyor. Kullanırken zararları, yararlarının önüne geçmeye başlıyor. Ayrıca yüzde yüz, kökten bir iyileşme de olmuyor.
Lida kullanıcıları dolayısıyla kronik hastalıklar başlı başına bir problem oluşturmaya devam ediyor, Çünkü dosha’ların dengesi kurulmadan, kronik hastalıkların derin tedavisi mümkün değildir. Dejeneratif hastalıkları da bi yerde kronik hastalıklar olarak ele alabiliriz, bunlarda da yine yi kim söz konusudur. Aynı şekilde bozulan dengeyi düzeltemediği niz sürece, dıştan sadece ilaçla baskılamanın hiçbir anlamı olmamaktadır.
Lida kapsül Ayurveda, kronik hastalıkların tedavisinde çok değişik bir bakış açısına sahiptir. Her şeyden önce bedeni temizleyici, arındırıcı kürler önerir. Mikrokozmos – makrokozmos ilişkisi Veda’nın insan fizyolojisindeki keşfi Japon bilim adamı Tsunado, insan beyninin sol ve sağ yan küreleri üzerine on dört yıl araştırma yapmış; mantık, konuşma ve hesaplamada, sol hemisferin (beynin sol yarı küresi) egemen olduğunu; resimleme, şekilleri tanıma ve müzikte de, sağ hemisferin egemen olduğunu saptamıştır.
01 Eylül 2010 tarihinde
eRiL tarafından gönderilmiştir.
Lida İle İlgili, Spor ve Egzersiz
kategorilerinde yayınlanmıştır.
Yorum Yok »
Lida zayıflama hapı Tsunado’ya göre insanın beyin hâkimiyeti, beyin dalgası, kendi yaşının katları kadar bir frekansta olunca, ateşlenmekte ve değişmektedir. Örneğin kırk yaşındaki bir insanın beyin faaliyeti sırasında, kırk, seksen, yüz yirmi, dört yüz gibi frekanslar oluşmaktadır. Daha ilginci, her doğum gününde değişen uzunluktaki bir zaman süresinde, bir süre için sağ hemisfer hâkimi insanlar, sol hemisfer hâkimi de olabilmektedir. Bu etki, araştırma grubunun yarısında oluşmuş, bazılarmdaysa üç yılda bir oluşmuştur.
Lida diyet yemekleri bu bulgulara göre Tsunado, beynin, Ay, Güneş ve Dünya hareketlerinden etkilendiğini ve özellikle kendisinin de bir kozmos olduğunu, yani makrokozmosun aynen insan beyninde, mikrokozmos olarak mevcut olduğunu, ayrıca, bu durumun, pek çok yetenek sağladığını fakat, uygarlıkla birlikte insanın bu yeteneklerini kaybettiğini söylemektedir. Bilindiği gibi, beynin her iki hemisferi de eşit kuvvet ve uyumla çalıştığı zaman, ortaya çok güçlü bir potansiyel çıkmaktadır. Kim bilir belki de pek çok toplumda, doğum gününde dilek dilenmesinin büyük ihtimalle kabul göreceğine dair inancın altında yatan temel, beynin her iki yarımküresinin uyumlu çalışmasıyla ortaya çıkan potansiyeldir.
Lida hapı 1994 yılında, Maharishi Mahesh Yogi’yle birlikte çalışan, Harvard Üniversitesi mezunu ve Massachusetts Institute of Technology’de (MİT) yüksek ihtisas yapmış, Lübnan asıllı Amerikalı Dr. Tony Nader, geleceğin tıbbını oluşturacak, çok büyük bir bilgiye imzasını atmıştır. “Veda’nın insan fizyolojisindeki keşfi” ile Dr. Tony Nader, Dr. Tsunado’nun da saptadığı gibi, “Evren bir makrokozmostur ve aynı doğa yasaları, bir mikrokozmos olan beyinde de mevcuttur” tezini ortaya koymuştur. Dr. Tony Nader’a göre ” Veda, bütün doğanın yasalarını oluşturan temel yasadır”. Evren’deki her şey, bu doğa yasalarına göre yaratılmıştır. İnsanın sinir sisteminin özü de, Veda’nm kendini ifadesinden başka bir şey değildir.
31 Ağustos 2010 tarihinde
eRiL tarafından gönderilmiştir.
Lida İle İlgili, Spor ve Egzersiz
kategorilerinde yayınlanmıştır.
Yorum Yok »
Lida kullananlar bildiğiniz gibi insan vücudu kuvantum mekanik bedendir. Her organ, doku ve sistem, kuvantum titreşimcikleriyle kan aracılığıyla damarlardan bütün bedene işaretler iletir. Yani her birimin kendine özgü bir titreşimi, ipucu vardır. Ayurveda’da hekim, üç parmağını kullanarak, hastasından çeşitli düzeylerde aldığı özel titreşimleri Ayurvedik yorumdan geçirir ve o kişinin geçmişini, şimdiki durumunu ve gelecekte oluşma ihtimali olabilecek dengesizliklerini saptar.
Lida hapı bir Ayurveda hekiminin özellikleri: İyi bir Ayurveda hekimi, beden ve ruhsal yapıya zarar verecek kötü alışkanlıklardan arınmış, temiz, doğa yasalarıyla uyum içerisinde yaşayan bir kişi olmalıdır. Ayurveda hekimliğinin, günümüzdeki klasik hekimlikten belki de en önemli farkı, hasta ile hekim arasında manevi nitelikte sıcak bir ilişkiyi sağlamasındadır. Bir hekim ve hastası arasında eğer karşılıklı sevgi ilişkisi yoksa, ikisi arasında iyileşmeyi sağlayacak olan bilgi ve enerji akışının köprüsünün kurulması çok zordur. Klasik anlamda ileri derecedeki gelişmiş teşhis yöntemleri, hasta ve hekim arasında mekanik, kopuk bir ilişki oluşturur.
Lida form fakat Ayurveda’da. bu teşhis yöntemleri kullanılmış olsa bile hekim-hasta arasında yakın bir temas sağlanması gereklidir. Sadece bu özel bağın kurulmuş olması da yetmez. Enerji ve doğru bilgi aktarımı için Ayurveda hekiminin yeterli bilgi ve pozitif enerjiye de sahip olması gerekir. Dolayısıyla buzdağının su üstünde kalan kısmıyla değil, asıl büyük kütle olan, su altındaki kısmıyla uğraşıp, hastalığı çok daha derinden çözmeliyiz.
30 Ağustos 2010 tarihinde
eRiL tarafından gönderilmiştir.
Genel Sağlık Yazıları, Lida ve Alternatif Besinler
kategorilerinde yayınlanmıştır.
Yorum Yok »
Lida hapı günümüzde çoğu insan gibi, hekimlerin, özellikle hastanelerde çalışan hekimlerin çok zor koşullar altında çalışmaları, bizzat kendilerini de olumsuz yönde etkilemektedir. Hastayla ruhsal ve bedensel teması nabız teşhisi, elle muayene kaybetmekte, kendilerindeki iyileştirici gücün farkında olamamaktadırlar. Bu gücü, yüksek ve pozitif tutmak, hastalarına akıtmak yerine, sadece ilaçla tedaviye yönelmektedirler. Bu da, insanın, manevî boyutunun atlanması anlamına gelmektedir. Sonuç olarak yapılan tedaviler yüzeysel kalmaktadır.
Lida diyet kapsülü Ayurveda’nın ilk zamanlarında, her hastalık Ayurveda’yla tedavi ediliyormuş. Ayurveda’nın kendine göre cerrahi yöntemleri de varmış. Fakat günümüzde batı teknolojisi o kadar ilerde ki, Ayurveda’mn cerrahî yöntemleri kullanılmıyor. Günümüzün Batılı bilim adamları Ayurveda cerrahi yöntemlerini incelediklerinde o zamanının koşullarına göre oldukça ileri bir yaklaşım sergilediğini söylemektedirler.
Ayurveda’nm esas amacı insanları cerrahîye götürmeden sağlığını korumaktır. Bir safra ya da böbrek taşı, baypas, apse ve benzeri cerrahî bozukluklar, yanlış yaşam, hatalı beslenme ve stres gibi durumların. Dosha ve subdosha’lardaki dengesizlik kendisini nasıl belli eder? Ayurveda’nm bakış açısına göre hastalıkların bir sistem dengesizliğinden kaynaklandığını kavramakta zorluk çeken hastalarıma verdiğim bir örnek var.
Lida kullanan kişiler evinizin oturma odasını su bastığını düşünün. Odanızı, eski haline döndürmek için başvurduğunuz bir kişi size pek çok öneride bulunabilir. Halıyı sıkın, dışarıya asın, koltukların döşemesini değiştirin, parkeleri kurutup cila yapın, pencereleri açın, odayı havalandırın, motor getirip suyu boşaltın gibi öneriler… Fakat su dışarıdan gelmeye devam etmektedir, belki oturma odasının kapısının altına bir set çekerek, engelleyici maddelerle suyu durdurabiliriz.
30 Ağustos 2010 tarihinde
eRiL tarafından gönderilmiştir.
Diğer zayıflama Haberleri, Şişmanlık ve Lida
kategorilerinde yayınlanmıştır.
Yorum Yok »
Lida hapı peki, artık odaya giremeyen ama gelmeye devam eden, durmayan su belki de yan taraftaki diğer odaya girecektir. Gene benzer olaylar yaşanacak ve bu kez diğer odayı düzeltmek için aynı şeyler önerilecektir. Belki de, taşan su giderek diğer katları da etkileyecektir. Yani bozulan bir denge, kökten düzeltilmedikçe, yüzeysel olarak ele alındıkça, bir organ tedavi edilse bile diğer organlar zamanla olumsuz etkilenecektir. Hatta, oluşan dengesizlik bedende sınırlı kalmayıp diğer bireyleri de etkileyebilecektir.
Lida kullananlar oysa Ayurveda, olaya önce yüzeyden değil derinden bakıyor. Yani banyoya gidip açık kalan çeşmeyi kapatıyor veya lavabonun deliği tıkanmışsa tıkanıklığı gideriyor. Hastalığı kökten çözüyor. Detaylarla uğraşmaya, gereksiz masraflara, kurutma makinesine, su pompasına hiç gerek duymuyor. Tabii bu, insanı doğayla bir bütün olarak ele alan felsefenin bakış açısıdır. Burada tek tek odalarla uğraşan teknisyenleri suçlamak yanlış olur. Çünkü o, suyun taşma merkezinin başka bir yerde olabileceğini bilmiyor; aldığı eğitim böyle bütünsel bir bakış açısı vermiyor.
Lida form günümüzde insanlar sağlık problemlerine bir çözüm bulma umuduyla çeşitli branşlarda uzmanlaşmış doktorlara veya sağlık kuruluşlarına başvurmaktadırlar. Gidilen her uzmanlık bölümünde, kişiye birçok teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanmakta, sonuçta pek çok ilaç denenmektedir. Örneğin başvurulan kulak burun boğaz uzmanı hastayı, alerji uzmanına göndermekte, alerji uzmanı, göğüs uzmanına göndermekte, hasta dolaşıp durmaktadır. Haklı olarak her gidilen doktor veya sağlık kuruluşu kendi bakış açısı ve uzmanlığına göre hastaya, birçok değişik ilaç vermektedir. Oysa insanı organ, doku vb gibi dar çerçevelerde değil, bütünsel bir işleyiş mekanizması olarak geniş bir çerçevede ele almak gerekir.