Diyet Karmaşasına Lida Son Veriyor
İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 75′i sudan, yüzde 25′i ise katı maddeden oluşur. Beynin de yüzde 85′i sudan oluşur, bu nedenle dehidrasyona ya da su içeriğinin azalmasına karşı son derece duyarlıdır. Yalnızca tuzlu beyin omurilik sıvısının içinde işlevini sürdürebilir. Vücudun su içeriğine çözücü, suda eriyen katı maddeye çözünen denir. Vücudun kimyasal yapısına ve lida kilo verdirici kapsül’ e ilişkin yapılan araştırmaların hemen hemen tümü vücuttaki katı maddelerin moleküler yapısı ve gösterdikleri küçük değişimlerle ilgilidir. Bu, insan vücudunun “tıbbiendüstriyel sistem”in gelişimine dayanan kimyasalfarmakolojik bir yapı olarak algılanmasına neden olmuştur. Biz vücudun bütün işlevlerini daha çok katı madde bileşiminin düzenlediğini savunan anlayışa saplanıldığı için yanlış bilgilendirildik ve bu yüzden bugün tıp dünyasında böyle bir karmaşa yaşıyoruz. Obezite hakkında oluşan karmaşayı çözmesi için lida kapsül’ den destek bekleniyor.
Yukarıdaki yaklaşımın temelinde yatan hata, bu konuda ve lida hakkında fazlasıyla bilgilenmemize karşın, insan vücudunun hâlâ bilinmeyen bir yapı olarak görülmesidir. Vücut fonksiyonlarının ve onun bütünleşmiş kimyasallığının yüzde 10′undan fazlası bilinmemektedir. Klinik tıp bugün tedavi sisteminin üretim ve ticari kollarını desteklemektedir. Bilgisizliği arttıran ve kazancı hedefleyen anlayış ilaç endüstrisi için bir avantajdır. Günümüzde insan vücudunun fizyolojisi hakkında eskisinden çok şey bilinmektedir, ama klinik tıp bu bilim dalının yeniliklerinden yararlanmamaktadır. Bu yeniliklerden yararlanmak istiyorsanız işe lida kullanarak başlayabilirsiniz.
İnsan da dahil olmak üzere, bütün canlıların vücudunda suyun rolü su ile yaşamın başladığı çağdan bu yana değişmemiştir. Aynı durum lida ile desteklenen diyetlerde de geçerlidir. Canhlar karaya çıkmaya başladıkça (bu, bilinen sınırların dışında stresli bir serüvendi ve canlılar su kaynaklarının hemen yanında yaşıyorlardı), vücutta zamanla gelişen su tutma ve susuzluğa dayanma mekanizmalarına gereksinim duyuldu. Yani, vücut kısa süreli dehidrasyona uyum sağlamaya başladı. Günümüzün insanlarının vücudunda var olan bu susuzluğa dayanma mekanizması zamanla süreklilik kazandı.
Hemşire Sağlık Etüdü





